4
Adana şehitlerimizden Bülent Dil’in babası Mustafa amcamız 18 Mayıs Pazartesi günü yumdu gözlerini hayata. Öyle bir hayat yaşamıştı ki Mustafa, amca gözleri halk, yüreği vatan vatan atan Bülentimizin hasretiyle geçmişti.
ingiltere Aile komitesi 12 Haziran cuma günü şehitlerimizi ve ailelerini sahiplenmek ve Anadolu kültürünü yaşatmaya devam etmek amaçlı bas sagligi ziyaretinde bulundu. Hüzünle ve Bülent’ımızın yoldaşlarını karşılamanın huzuruyla açıldı çaldığımız kapi. Kızlarından dinledik Mustafa amcayı. O kadar güzel anltiyorlarki ah keşke tanımış olsaydık diye geçirdik içimizden.
Kısaca yazalım istedik ki herkes tanısın yüreği evlat acısı yarasıyla sızlayan Mustafa amcamızı. Dinlerken, sistemin insanları bu kadar kirlettiği şu zamanda, Bülentimiz işte tam da bu babadan dolayı, fedakar, yüreği halk ve vatan aşkıyla dolu bir devrimci olmuş, babası da Bülentimizin sahanlığından dolayı bu kadar temiz, duruş ve safmış diyesi geliyor insanın.
İnsaflıydı. O karıncayı incitmezin ötesinde, dalından kopan bir kuru yaprağın bile kırılmasını istemeyen bir adamdır. Derde dermen olandı. Babamla aynı binada yaşayan üniversitesi öğrencisi bir genç kızın kolunda bir çıban çıkıyormuş. Çok canını acıtıyormuş kızın bu çıban. İyileşip geri çıkıyormuş. Mustafa amca buna çok üzülüyormuş. Sana bir ot getirecem demiş. Aramış bulmuş amcamız o otu. Kıza götürmüş ama bakın nasıl götürmüş. O gün elektrik kesikmiş ve kız binanın 8. Katında oturuyormuş. Mustafa amca o yaşına bakmadan 8 katın merdivenlerini çıkmış. Otu götürmüş kızın kolu da iyileşmiş. Babamız çalışkandı, emekçiydi. Yurt dışında yaşamamıza rağmen bir gün olsun bizden para istemedi. Cem evinde çalışıyordu babam. Biz diyorduk “baba artık çalışma, biz göndeririz sana harçlığını” o da bize derdi ki “ kim ne derse desin, siz üzülmeyin ben çalışıp ekmeğimi kazanıyorum, yeter ki siz üzülmeyin” derdi. Sakındı babamız, öyle bir babaydı ki onun hiç kimseye daha sesini yükselttiğini duymadık. Babamızın yüksek sesi nasıldır bilmiyoruz hiç kimse duymamıştır. Paylaşımcı eli boldu Bülent’imizin babası. Kardeşleriyle tarla paylaşımı yapıyorlar, tüm kardeşlerine toprağı en verimli en güzel yeri olan tarlaları verirken şu kumlu, çakıl taşlı tarla da benimdir demiş. Sevgi doludur o. Bülentimiz şehit düştüğünde, devrimcilik nedir bilmemesine, o çektiği acıya rağmen Bülent’in yoldaşlarına kollarını açmış kucaklamıştır tek tek onları. Giderlerken de ben geçirecem onları diyip tek tek bağrına basarak uğurlamıştır misafirlerini. Birleştiren bir babaydı. Cenazesinden sonra eve tesadüfen cemevi dedesi ve cami hocası aynı anda geldiler. Biz oturduk camiden gelen misafirlerimize aleviliği anlattık. Babam anlattı aslında. Konu aleviliğe döndü ve sohpete devam edildi. Alevilgin devrimcilikle eş olduğu sonucuna vardık yine.
Cenaze’ye TAYAD’lı Ailelerde Kalabalık Bir Şekilde Katıldılar, Aile Çok Memnun Kaldı.
Kızları “cennet varsa babamız cennettedir” dediler. Biz de diyoruz ki Bülentimizin babası Mustafa amcamız için gönlümüz cennet sana gönlümüzdesin.
Evlatlarının acısını yüreklerine, gözyaşlarını içine akıtan Şehit Ana ve Babalarımızın gözleri açık gitmeyecek diyoruz.
Halk düşmanlarından hesap sormak bilinciyle çıktığı dağların Sahanı, Şahin Yürekli Bülent’ımızın hesabı sorulacak Mustafa Baba. Sen rahat uyu.
İngiltere Yürüyüş Dergisi temsilciliği
13 Haziran 2015


