6
Bu kaçıncı ölüm? Buna dur demek bizim elimizde.
Sakarya’nın Hendek ilçesinde Fındık toplamaya götürülen 7 tarım işçisi 18 Ağustos 2017 tarihinde traktör ile taşınırken, traktörün kaza yapması sonucu öldü. Çok sayıda işçi de yaralandı. Sakarya Valisi çıkıp diyor ki ” Zarureten böyle yakın tarlalar arası traktörle gidiyorlar”. Ne kadar basit değil mi? 7 insan ölüyor bir Vali çıkıp böyle konuşuyor. Katil ERDOĞAN nasıl konuşuyor ise onun valileri de aynı konuşuyor. Sanki tarım işçilerini tek taşıma yöntemi, traktör ile taşımakmış gibi.
Kapitalist sistemde işçinin değeri ürettiği metadan daha azdır patronların gözünde. KATİL AKP bu sistemin iyi bir uygulayıcısıdır. Bunu da inkâr etmez. İşte valinin açıklaması tamda buna bir örnektir. KATİL AKP Soma’da 301 işçi öldüğünde madenlerin fıtratında vardır ölüm diyebilmiştir. O nedenle AKP için işçinin bir önemi yoktur. Varsa yoksa sermayenin karıdır. İşçi düşmanıdır.
16 yıldır iktidarda olan faşist AKP döneminde Türkiye işçi ölümlerinde Dünya üçüncü, Avrupa da ise birinci sıradadır. Son üç ayda tarım da ölen işçi sayısı 22’dir. Bu ölümlerin çoğu haber bile yapılmamıştır. Tarım işçilerinin ölümü Türkiye’de işçi ölümleri sıralamasında ikici sıradadır. En çok ölüm ise inşaatta yaşanmaktadır.
Halk için kan ve gözyaşı demektir AKP. İktidara geldikleri günden bu yana her yıl artarak katlanmıştır işçi ölümleri. 2016 yılının ilk 7 ayında ölen işçi sayısı 1049 iken 2017 yılının ilk 7 ayında bu sayı 1.119’a çıkmıştır.
Geçen yıl katledilen işçi sayısının toplamına yakın bir insanımız katledilmiştir 7 ayda. Kana doymayan AKP ve sermaye daha kaç insanımızın kanını emecektir.
İşçiler buna izin vermeyelim!
Ölümlerimizin nedeni örgütsüzlüğümüzdür. Örgütlenmezsek her gün bizi bir lokma ekmek ile terbiye etmeye çalışacaklar. Bugün bizlere reva gördükleri asgari ücret AKP’lilerin bir sofrada yediği yemek kadar değildir. 8 saatlik çalışma süresi bu iktidar döneminde hayal olmuştur. En az 10 saat çalışıyor bir işçi. Bunu da bize lütuf olarak sunuyorlar. Oysa bir işçi 4 saat çalışma ile hem patrona kar ettiriyor hem de kendi hak ettiği yaşamını sürdürecek metayı üretiyor. Kapitalistlerin ve AKP’nin gözü kara ve kana doymuyor.
İş bizlere düşüyor.
Bugün örgütlenmezsek her gün yeni haklarımızı elimizden alacaklar. Bundan 3 ay önce hafta sonu tatilimizi çaldılar sermayeye bizi kurban ettiler. Bir gün önce Kadın işçilerin 7 saatten fazla, fazla mesai ile çalıştırılamaz maddesini kaldırdılar. Kazanılmış tüm haklarımızı elimizden tek tek alıyorlar. Buna dur demek bizim elimizde.
Bu nedenle örgütlenmeliyiz. Bizlere örgütlenmeyi öcü gibi gösteren faşist iktidarların patronlarını koruyan kaç örgütü var? TÜSİAT’ı var MÜSİAT’ı, TİCARET ODASI odası var ve sermayenin temsilcisi iktidarları var. Bizler de kendimizi korumak haklarımızı almak içi örgütlenmeliyiz, onlara gücümüzü göstermeliyiz.
Bu nedenle İŞÇİLERİN ÖZ ÖRGÜTLÜLÜĞÜ OLAN MECLİS’lerde örgütlenelim. Tarımda ölmemek için, inşaatta ölmemek için örgütlenelim. Gücümüz birliğimizdir bunu bilelim.
