Home kocaeliHalkın Sağlıkçısı Celal Akgün’ün Kandıra 2 No’lu Hapishanesinden Göndermiş Olduğu Mektubu Yayınlıyoruz

Halkın Sağlıkçısı Celal Akgün’ün Kandıra 2 No’lu Hapishanesinden Göndermiş Olduğu Mektubu Yayınlıyoruz

by halkinkutuphanesi
0 comments


Merhaba;
Kandıra 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde 9 aydır tutuklu bir sağlık emekçisiyim. 17 yıllık sağlık tecrübemle, bu düzenin hasta ettiği insanlarımızla hastalarımın tedavi-bakımlarıyla ilgilenmem gerekirken F Tipi tecrit işkencehanesinde ‘halkın sağlıkçısı’ olmak ‘suçlamasıyla’ 23 Eylülden bu yana tutukluyum.
Sağlık memuru (toplum sağlığı teknisyeni) olarak Giresun, Yalova ve İstanbul’da toplam 15 sene görev yaptım. Son olarak İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 7 senedir sağlık hizmeti verirken 2017 Temmuz’unda OHAL KHK’sı ile ihraç edildim. Tıpkı 116512 kamu emekçisi gibi savunmasız sebepsiz işimden atıldım. “Suçum” neydi hala bilmiyorum.
Belki “suçum”, hastanemizde acil tıp asistanı hekimi iken emeğimi son haddine kadar sömüren ticarileştirilmiş sağlık sistemine karşı, bedenini hastanenin 6. katından atarak yaşamına son veren Doktor Melike Edem için protesto gösterisi ve anmalar düzenleyerek bu cinayetin sorumlularını teşhir faaliyeti içinde yer almaktır…
KESK’e bağlı SES üyesiyim. Sendikal faaliyetler içinde yer aldım, işyeri temsilciliği yaptım. Sağlık emekçileri meclisi oluşturmaya çalıştım. Hastanelerin ticarethaneye, hastaları müşteriye dönüştüren iktidarın sağlık politikalarını teşhir ettik. İş güvencesi, insanca çalışma koşullarının sağlanması, ücretsiz sağlık ve insanca yaşama hakkı için de meydandaydık.
KHK ile ihraç edilen ‘’işimi geriş istiyorum’’ diyerek Yüksel’de açlık grevi yapan Nuriye ve Semih’i, yine KHK ile ihraç edilen cevahir AVM önünde aynı şekilde. Oturma eylemi yapan Nazife’ye destek olmak, sahiplenmek suçlarından dolayı ihraç edilmiş olabileceğimi düşüyorum.
Ben de ihraç edildikten sonra, Ankara Yüksel Caddesi’nde OHAL KHK’ları ile ihraçların merkezi haline gelen Yüksel Direnişi’nde yerimi aldım. OHAL’lerini başlarına çalmak, ‘‘KHK’larla 80 milyon halk teslim alınamaz’’ demek, hakkını arayanların yanında hakkını aramak gibi iyiyi, doğru ve güzel şeyler yapmış olduğumu tutuklanmamdan anlıyorum. Çünkü faşizm iyi, güzel ve doğru olan her şeyin karşısında iyi, güzel ve doğru yapanları da tutukluyor. Bedel ödetiyor.
15-16-17 Ekim 2018 günleri duruşma tarihi olarak belirlenmiş olsa da dosyanın hala gizli olmasından dolayı tutuklanma nedenimi de bilmiyorum. İstanbul Emniyeti’nden mahkemeye sevk tutanağında sadece halkın sağlıkçısı diye yazıyordu. Halkın sağlıkçısı olmamı tutuklanma nedeni olduğunu bizzat gördüm.
Peki neydi bu halkın sağlıkçısı olma “suçumuz”?
Devletçe sağlık hizmeti götürülmeyen yoksul halka, gecekondu mahallelerinde, oturduğumuz mahallelerimizde, komşularımızdan tek kuruş ücret talep etmeden yeterli ve bilimsel sağlık hizmeti vermek.
Gazi Halk Meclisi’nin düzenlediği ücretsiz halk sağlığı kontrolünde bulunmak.
Yine burada iktidarın müşteri-ticarethane politikasına dayalı sağlık politikalarına alternatif olarak ücretsiz muayene, tedavi ve bakım hizmeti vermek.
Temin edebildiğimiz ölçüde ücretsiz ilaç temini yapmak.
Evet, bu suçları işlediğim için tutuklandığımı düşünüyorum. Fakat ve yazık ki ben bunları iktidar gibi suç olarak değil namuslu, dürüst her emekçi gibi GÖREV OLARAK GÖRÜYORUM.
Gelecekte de ücretsiz sağlık hizmeti vereceğimi, özgür bir vatanda yine halkın sağlıkçısı olarak aynı işi yağacağım. Bunun suç olduğunu düşünenler beni bu onurlu görevden ayırıp; tutuklatanlar ve sağlığı ticarileştirenlerdir.
Biz halka ücretsiz sağlık hizmeti verdiğimiz için bu tüccar, rantiyeci, işbirlikçi iktidar tarafından cezalandırılıyoruz.
Sade düşünülürse kim suçlu-kim suçsuz anlaşılacaktır.
Halk meclisi halka ücretsiz sağlık çağrısı yapıyor.
Biz halkın sağlıkçıları bu çağrıya uyarak halka ücretsiz sağlık hizmeti veriyoruz.
AKP’nin polisi ve iftiracıların işbirliği ile tutuklanıyoruz.
Neden?
Halk ücretsiz sağlık hizmeti istiyor.
Halk Meclisleri ücretsiz sağlık hizmeti vermek istiyor.
Halkın Sağlıkçıları kısıtlı olanaklarıyla da olsa ücretsiz sağlık hizmetleri veriyor.
İktidardaki hükümet ve yapıyor?
AKP sağlığı ticarileştirmeye çalışıyor; parasallaştırıyor.
AKP sağlıktan rant elde etmeye çalışıyor, ediyor.
AKP’nin halk için ücretsiz sağlık politikası yok; istemiyor.
AKP’nin polisi işbirlikçisi, iftiracıları aracılığıyla iftira atıyor.
AKP’nin yargısı biz halkın sağlıkçılarını rant sistemlerine engel oluşturduğumuz için türlü bahanelerle tutuklayıp hapse atıyor.
Mesele bu kadar basittir.
Halkın sağlıkçısı olmaktan ve bilgi-becerilerimi halkın hizmetine sunmaktan onur ve gurur duyuyoruz. 15-16-17 Ekim tarihlerinde Çağlayan’daki duruşmalarımıza, bu düzenden nefret eden herkesi bekliyoruz.
                                                                              HALKIN SAĞLIKÇISI CELAL AKGÜN

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode