7
Emperyalizmin türlü politikalarıyla ülkemizde bekçiliğini yapan işbirlikçi AKP, halkımızı katletmeye, topraklarımızı parsel parsel satıp doğamızı talan etmeye devam ediyor! Emperyalizmin ve uşaklığını yapan işbirlikçileri ile bir avuç zengin işadamlarının devamlılığı; bizlere her gün ölüm, açlık, yoksulluk getiriyor… Elimizden her şeyimizi aldıkları bu sömürü düzeninde şimdi de Karadeniz’imizin yaylalarını almak istiyorlar!
61. Hükümet programı kapsamında kurulan Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ile Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun ve Trabzon illerinde temel alt yapı ihtiyaçlarının karşılanması ve bölgede ekonomik kalkınmanın, sosyal gelişmenin hızlandırılması hedeflendiği söylense de bizler biliyoruz ki; hiçbir zaman kendi çıkarlarından başka düşünmeyen, halkın ihtiyaçlarını ve taleplerini göz ardı eden egemenlerin tek hedefi vardır: Daha fazla rant, daha fazla kar! Sözde sosyal gelişmeyi sağlayacaklarını söylüyorlar, oysaki çocuklarımız, geçtiğimiz yıllarda Samsun’da 2,5 aylıkken açlıktan ölen Kübra bebekler gibi ölmeye devam ediyor! Yıllardır çayda, tütünde, fındıkta sömürüye uğrayan halkımız şimdi Yeşil Yol projesi ile yağma ve talana maruz kalıyor!
Adına “Yeşil Yol” dedikleri proje ile Karadeniz’in yeşil yaylalarından zift karalığında yollar geçirmek istiyor AKP, ancak yanılıyor! AKP’nin kolluk güçleriyle yığınak yaptığı yaylada, iş makinelerinin önüne yatıyor halkımız. “Bizler için, 3-5 çapulcu bu yolu durduramaz, bu yolu yapacağız” diyen AKP’nin valisi Ersin Yazıcı’ ya Havva Anamız başında yazması, elinde sopasıyla “Kimdir devlet? Devlet benim sayemde devlettir. Halkım ben Halk!” diye haykırıyor. Karadeniz’in yiğit kadınları sırtlarında bu kez taş taşıyarak, genç yaşlı, kadın erkek bezirgânlara geçit vermiyor! Ne bir mesire yeri, ne de gölgesinde soluklanacak bir yeşillik; onlar için vatan toprağı olan yaylalara, atalarının vasiyetleri kulaklarında, sahip çıkıyorlar!
Bizler de Halkın Mühendis Mimarları olarak bölgedeki ekosistemin duyarlılığı ve sürekliliği için, para babalarının değil halkımızın ihtiyaçları için bu projeye HAYIR! diyoruz. Bizler biliyoruz ki, 2600 km. yayla otoyolu (!) ranta ve imara açılarak, yol güzergâhında bulunan altın madeni yataklarının işletilmesi ve nakliyatı hedefleniyor. 2000-2500 metre yükseklikten geçecek olan Yeşil Yol güzergâhı üzerinde bulunan milli parklar ve doğal sit alanları zarar görecek, bu yüksekliklerde doğa kendini yenileyemeyecektir.
Proje kapsamında görev yapacak olan meslektaşlarımıza çağrımızdır; doğanın katledilmesine karşı halkımızın taleplerine kulak verin. Gelin bilimi ve tekniği halk sevgimizle birleştirelim, Karadeniz halkının direnişine hep birlikte omuz verelim
Karadeniz halkımıza çağrımızdır: Çevre mücadelesi faşizme karşı mücadeleden bağımsız değil! Havva Ananın öfkesi yalnızca Yeşil Yol’a karşı değil! Bu öfke hepimizin; yıllardır ezilmemizin, hor görülmemizin bir başkaldırısıdır! Zaferi ancak direnerek yaratabiliriz. Ellerimizde sopa, sırtımızda taşlarla “gerekirse ölürüm de geçit vermem size” diyen yüreklerimizle direnirsek ancak kazanabiliriz! Verilen yürütmeyi durdurma kararı geri adım atıldığını gösterse de sonucu bizim mücadelemiz belirleyecek! Gerektiğinde 8 il kol kola girip, omuz omuza verip “Mahkeme kim, mahkeme biziz” diyerek direnecek, asıl kararını biz vereceğiz!
“Duman vurmuş kemençenin yayına
Haramiler el uzatır aşına
Tütününe fındığına çayına
Ne susarsın çağır can yoldaşını
Dağlar başına !”
Haramiler el uzatır aşına
Tütününe fındığına çayına
Ne susarsın çağır can yoldaşını
Dağlar başına !”
ÇAPULCU DEĞİL HALKIZ! HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!
RANT İÇİN DEĞİL, HALK İÇİN MÜHENDİSLİK-MİMARLIK!
HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI