10
Antep Özgürlükler Derneği’nde, 13 Kasım Pazar günü, ‘Uyuşturucu’ ile ilgili seminer düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’nden Özgür Aydın ve Merkez’de tedavi gören bağımlılardan Muhammed’in annesi Ayşe Anne katıldı.
Seminerde ilk olarak Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’ni tanıtan sinevizyon gösterildi. Sinevizyonun ardından ilk olarak Özgür Aydın söz aldı. Uyuşturucu ile egemenlerin ne amaçladığı üzerine konuşmasına başlayan Aydın, dünyada ve ülkemizde uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucudan ölümler ile ilgili istatistiklerden bahsetti. Uyuşturucunun bilinçli bir şekilde yayıldığını ve daha çok yoksul, gecekondu mahallelerinde, Alevi ve Kürt halkımızın yaşadığı yerlerde satıldığını söyledi. Buralarda yaşayan halkın, direnme dinamiklerinin daha çok olduğunu ve egemenlerin bu dinamikleri yok etmek için başta uyuşturucu olmak üzere yoz ilişkileri yaydığını söyledi.
Uyuşturucu kullanımı ardından, devletin Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’ne saldırısı ve işgal etmesinin nedenleri anlatıldı. Sorunu yaratanların, bu sorunu çözemeyeceği vurgulandı.
Ardından sözü Ayşe Anne aldı ve kendi yaşadığı pratiği anlattı. Oğlunu ilk önce devletin kurumu olan AMATEM’e götürdüğünü ve burada uyuşturucuyu, uyuşturucu ile ‘tedavi’ ettiklerini gördüğü için buradan aldığını anlattı. Ardından Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’ni duyduğunu ve buraya getirdiğini, burada oğlunun nasıl olumlu bir değişim gösterdiğini anlattı. Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezleri’nin sayısının artmasını ve bağımlıların kurtulması için her yerde mücadele ettiğini, bundan sonra da edeceğini söyledi.
Ayşe Anne’nin ardından, Antep’te de Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Savaş ve Kurtuluş Merkezi’nin kurulacağını ve bunun için halkın sahiplenmesinin önemi üzerine konuşuldu. Seminere katılanların da üzerine düşen görevler olduğu, bunu yaptığımız oranda Antep’te uyuşturucuya son verebileceğimiz tartışıldı.
Seminere 22 kişi katıldı. Bundan sonra kahvelerde, günlerde ve okullarda sinevizyonun izletilmesi ve üzerine sohbetler yapılması kararı alındı.
