Home BlogYürüyüş Dergisi 475. Sayısı Çıktı

Yürüyüş Dergisi 475. Sayısı Çıktı

by halkinkutuphanesi
0 comments

* ‘Kimin Atına Binersen Onun Kılıcını Sallarsın’
* Oligarşinin Parlamentosuna Girenler İşbirlikçi Tekellerin Hizmetçisi Olur!
* Bu Tokalaşma, Bu Gülücükler Devrimcilere Saldırının Ödülüdür!
* 2 DEVRİMCİ MEMUR FAŞİZMİN SALDIRILARINA KARŞI ADALET İÇİN DİRENİYOR!
* 2 milyon 600 bin memur var, 951 bini eğitim görevlisi, 125 bini Eğitim-Sen üyesi Kamu Emekçileri Faşizmin Terörüne Teslim Olmayın!
* Siyasi Cüretle, Bedel Ödemeyi Göze Almadan Hiçbir Hak Alınamaz!
* Direnen Devrimci Memurların Yanında Olun!
E-mail: info@yuruyus.cmİ
(Derginin PDF’sini okumak için linke tıklayınız: http://yuruyus.biz/pdf/pdf/475.pdf
Yürüyüş Susturulamaz!
Katilleri, Hırsızları, Halkın Ekmeğine Göz Koyanları, Çocuklarımızı Katledenleri Yazan Yürüyüş Dergisi Susturulamaz!
Biz Halkız! Ne bizi tüketebilir, ne de sesimizi kısabilirsiniz! Susmayacağız!
Yürüyüşe sahip çıkıyorum, Yürüyüş okuyorum diyelim, Yürüyüş okutalım.
Yürüyüş Dergisine ve kitaplarımıza ulaşmak için Ozan Yayıncılıkla iletişim kurabilirsiniz.
Ozan Yayıncılık Telefonu: (0-212) 536 93 44
Haftalık Dergi / Sayı: 475
28 Haziran 2015
Fiyatı: 1 TL (KDV dahil)
www.yuruyus.com

İÇİNDEKİLER:
* Savaşıyoruz, savaştırıyoruz -2-
HDP VE ONUN YEDEĞİNDE DÜZENE GİDEN TÜM SOL-İLERİCİ GÜÇLERE SESLENİYORUZ: DÜZEN İÇİ HAYALLERLE HALKI ALDATMAYIN! GERÇEKLERE DÖNÜN!
Gerçek; bu devletin oligarşinin devleti olduğu gerçeğidir…
Gerçek; “demokratik devrim” diye 80 milletvekili ile girdiğiniz bu parlamento, oligarşinin parlamentosudur.
Oligarşinin parlamentosunda, halkın sorunları değil, emperyalistlerin ve işbirlikçi tekellerin çıkarları korunur…
* Bu tokalaşma, bu gülücükler; devrimcilere saldırının ödülüdür!
Bu resim, sol adına ibretlik bir toblodur. “Sol”un tarihinde bir ilktir. Ve utanç tablosudur. Kürt milliyetçileri, reformizm, oportünizm solun tarihine bu utanç verici tabloyu kazandırmıştır…
Hayır, biz bunu SOL adına kabul etmiyoruz; bu tablo SOL’un değil, uzlaşmacılığın, işbirlikçiliğin, teslimiyetin, düzene dönüşün tablosudur! Tasfiyeciliğin tablosudur…
Kürt milliyetçilerinde, reformizmde-oportünizmde dost düşman kavramı yer değiştirmiştir.
İçinde sol değerlerin kırıntısı kalanlar bu tabloyu görmeli ve söyleyecek sözü olmalıdır.
* Mustafa Ceylan’ın vurulmasının her anını yalanla ören ESP, gerçeklerin hiçbir yalanla gizlenemeyeceğini düşünemedi!
Mustafa Ceylan’ın başından vurulduğu andan itibaren gelişen sürecin HER AŞAMASINDA ESP YALAN SÖYLEDİ.
Halk Cephesi’nin açıklamalarına, devrimcilerin sözlerine asla itibar etmedi.
Bıkmadan, yalanlardaki bilgi eksikliklerine, mantık yoksunluklarına aldırmadan yalan söylemeye devam etti.
* Röportaj: Mustafa Ceylan: Çok yalan şeyler söylenmiş, Halk Cephesi’nin beni vurması için hiçbir neden yok!
Bir de “Berkin gibi kaldırırız cenazesini, 2 milyon kişi yığarız” dediler… Sen ne diyorsun dedim, ben Enes, Mustafa Ceylan’ın babasıyım, dedim. İstanbul sorumlusu bir kadın geldi, gidin dedim… Yalan yanlış haberler yayınlıyorsunuz, öyle yaparız böyle yaparız diyorsunuz… Bunları yoğun bakımın önünde konuşuyoruz…
* Halk Meclisleri; Birliğimiz, Gücümüzdür: Geçmişin deneyimiyle bugünümüzü aydınlatalım
Halk meclisi, halkın, tüm sorunlarını ve çözüm yollarını tartıştığı tüm katılanların eşit söz hakkına sahip olduğu, ortak kararlar aldığı, kararları yine karar alanlar, yani halk tarafından hayata geçirildiği bir halk örgütlenmesidir.
Halk meclisi, halkın insanca, onurlu bir yaşam için oluşturduğu bir örgütlenmedir. Halka karşı olan güçlere, bu güçlerin baskılarına, yasaklarına, zulmüne karşı halkın çıkarlarını savunmak için oluşturulur.
Bu köşemizde sizinle halk meclisleri üzerine deney ve tecrübeleri bugüne kadar paylaşırken, bir taraftan da neyi nasıl yapacağımıza ilişkin kafamızda daha somutlanmasını sağlayacağız halk meclislerinin…
* Sarıyer Belediye işçileri CHP il binası önüne çadır kurdular! “Siz ay sonu nasıl gelir bilir misiniz?”
Üç günlük yürüyüş ve çadır eylemimizin ardından 4. Levent’te bulunan CHP il binası önüne vardık. Bugünden itibaren direnişimizi burada sürdüreceğiz. Yani direnişin kaderinin çizileceği yer burası. Burada avukatımız Süleyman ve Devrimci İşçi Hareketi’nden bir arkadaşımızla birlikte CHP İl Genel Bşk. Yrd.’sı Kenan Sönmez ile görüştük. Cuma günü Sarıyer Belediye Bşk. Şükrü Genç ile görüşüp bizi bilgilendireceğini söyledi.
* Adalet Yoksa Adalet Savaşçıları Vardır: Katillerin milletvekili yapıldığı bu düzeni halkın adaletiyle yıkacağız
Düzenin adaleti, düzenin devamını sağlamak için vardır. Onun adaleti, sadece egemen sınıflar içindir. Burjuva yasalcılığı, esas olarak egemen sınıfların yaşamlarını rahat bir biçimde sürdürmelerini sağlama ve kendilerini güvenceye alma işleviyle yüklenmiştir.
Yargılama sırası bize de gelecek; bunun için iktidarın halkın eline geçmesini de beklemeyeceğiz. Çünkü HALKIN ADALETİ meşrudur. Kitaplara yazması gerekmez. Halkın adaleti tarih yazar çünkü…
* Adaletsizlik sürdükçe, halk düşmanlarına rahat uyku yok!
İstanbul’un tüm caddelerinde, sokaklarında bizi göreceksiniz. Siz saldırdıkça biz daha iyisini yaparak çoğalacağız…
Çayan’da Adalet Çadırına Polis Yine Saldırdı! Halk Cephelilerin Direnişi Sürüyor
* Ölü veya diri; Berkin’in katillerini alacağız!..
“Yayım kötü olmasına kötü /Ama daha iyisi yok bizde / Yayı fırlat! / Yumruğunla savaş / Savaş elinde ne varsa / Yeter ki durma”
Savaşmak ve bugün savaşmakla birlikte, savaşı büyütmek, halklaştırmak zorundayız…
Bu yüzden durmayacağız… Hep halka gidecek… hep bir adım daha atacağız… böyle böyle öreceğiz zaferi… böyle böyle yaklaşacağız zafere… Neyimiz varsa savaşa sunacağız…
DURMAYACAĞIZ… DURARAK ÖLMEKTENSE SAVAŞARAK ÖLECEĞİZ! Tersi savaş kaçkınlığının yolunu açar. Teslimiyeti, uzlaşmacılığı nesnel zorunluluk diye meşrulaştırmaya çalışır.
* 10 Soruda: Kitle çalışması
“Yoldaşlar! Gerçekten yıkılmaz olan kale nedir? Kitlelerdir, devrimi gerçekten ve içtenlikle destekleyen ve milyonlarca ve milyarlarca halktır. Ne olursa olsun hiç bir gücün ezemeyeceği gerçekten yıkılmaz olan kale, işte budur.” (Mao)
Kitle çalışması, Mao’nun işaret ettiği bu kaleyi inşa etmektir. Kitleleri belli bir düşünce, eylem veya talep etrafında dönüştürebilme, birleştirebilme ve harekete geçirebilme faaliyetidir.
Düzen güçleri de kitleleri yedeklerinde tutarak düzenini, geleceğini güvence altına alabilmek için kitle çalışması yapar.
Devrimci kitle çalışması; amacıyla, yöntemleriyle bundan ayrılır. Devrimci düşünceler, hayatın gerçekleridir, mücadele etme sorumluluğunun halka ulaştırılması, benimsenmesi ve halkın egemenlerin karşısına bir güç olarak çıkarılması faaliyetidir devrimci kitle çalışması.
* Kürt halkı emperyalizmin bölge gücü olmayacaktır!
15 Haziran günü Suriye’de Tel Abyad kasabası, PYD’nin askeri kolu YPG’ye bağlı güçler ile Burkan El Fırat isimli güç birliğinden oluşan bir örgütün askeri güçleri tarafından ele geçirildi… Kasabayı elinde bulunduran IŞİD’in püskürtülmesiyle bölgenin denetimi, esas olarak YPG güçlerine geçmiş oldu… Ve YPG güneye, Rakka kentine doğru da denetimini genişletiyor.
Bu askeri harekat; ABD’nin başını çektiği koalisyon güçlerinin uçaklara verdiği havadan destek sayesinde başarıya ulaşmış bir harekât olmasının yanı sıra, bölgedeki dengelerin değişmesi ve emperyalistler eliyle yeni dengelerin oluşturulmaya çalışılması tartışmasını da başlattı.
* Süleyman Demirel: O bir halk düşmanıydı!
Süleyman Demirel 91 yaşında öldü. Bu yaşına kadar yaşaması ve yatağında rahat biçimde ölmesi bizim içimizi sızlatan bir konudur. Halkın adaletine hesap veremeden gitti.
Adet olduğu üzere arkasından çok şeyler söylendi. Bugünkü iktidardan pay biçerek Demirel’in ne kadar “demokrat, mütevazi, hoşgörülü” olduğu; iktidarda olduğu uzun yıllar boyunca hiçbir gazeteciye dava açmadığı, yolsuzluk yapmadığı, sade bir hayat yaşadığı, halkla bağını koparmadığı, Türkiye’de demokrasinin kurumsallaşmasında büyük emeği geçtiği minvalinde bolca şeyler yazıldı, çizildi, söylendi. Allayıp pulladılar Demirel’i… Gerçekler ise anlatılanların tam tersi idi her zamanki gibi..
* Erdoğan-Peker El Ele! Halk düşmanlığıdır ortaklıkları! Silahlanmalıyız!
Tayyip Erdoğan ile Sedat Peker’in bir düğünde “samimi” fotoğrafları yayınlandı. Biri bu ülkenin güya cumhurbaşkanı, diğeri de herkesin malumu, faşist mafya lideri.
Geçtiğimiz günlerde AKP’li yazar Taha Ün’le, Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın özel kalem müdiresi Sema Silkin’in nikâhı kıyıldı. Tayyip Erdoğan nikah şahidiydi. Faşist mafya lideri Sedat Peker de nikah davetlileri arasındaydı. Beylerbeyi Sarayı’ndaki törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Sedat Peker’in “samimi sohbeti” görüntülendi. Basının alınmadığı düğünden yansıtılan fotoğraflar arasında Sedat Peker’le Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘ayaküstü’ sohbetini gösteren fotoğraf da yer aldı.
* Anadolu Cephesi: Toplantı nasıl yapılır?
Bir alanda örgütlenme çalışması yaparken önce bir komitemiz olmalıdır. Komite kurduktan sonra yapacağımız ikinci şey ise toplantı düzenlemektir. Birden çok kişinin bir sorun, olay veya olgu üzerinde görüşme yapmak amacıyla bir araya gelmelerine toplantı denir.
– Toplantı; tartışmak, kararlar almak, denetlemek gibi birçok faaliyetin birleştiği zengin bir ortamdır.
* En kötü şer, ehven-i şerdir. En Kötü Sendika, Sendikasızlıktan İyi Değildir. İşçi Meclislerinde Örgütlenelim!
Metal işkolunda son yaşanan işçi direnişleri sendikacılık ve işçi mücadelesi açısında bazı gerçeklerin daha net görülmesini sağlamıştır. Bu direnişlerin de ortaya çıkarmış olduğu en çıplak gerçek; reformizmin “en kötü sendika bile sendikasızlıktan iyidir” anlayışının yerle bir olmasıdır.
* Ülkemizde Gençlik: Tutsak Dev-Gençliler serbest bırakılana dek eylemlerimiz sürecek
* Liseliyiz Biz: Bize tatil yok… VARSA DA BİZİM EN BÜYÜK TATİLİMİZ YİNE MÜCADELENİN İÇİNDE, MÜCADELEYİ BÜYÜTMEKTİR!
Okulda sürdürdüğümüz mücadeleyi bugün doğduğumuz, büyüdüğümüz, her şeyi öğrendiğimiz mahallelerimizde sürdürmeliyiz. Okulda henüz tanışamadığımız mahallenin gençleriyle şimdi tanışmalıyız. Ki şu anda tam zamanıdır. Mahallenin gençleriyle piknikler, şenlikler örgütlemeliyiz.
*Meydanları Grup Yorum’a Yasaklayamazsınız! Anadolu’nun her karış toprağında Grup Yorum konser çalışması yapıyor halkımız
İstanbul ve Ankara’da Yorum konserleri yine yasaklandı. Yasaklayarak Yorum’u halkımızın gönlünden söküp alamazsınız.
Bakırköy’den sonra şimdi yüz binler İzmir Gündoğdu Meydanı’nda Bağımsız Türkiye dedi…
Yüzbinlerin meydanları nasıl doldurduğunu konser öncesi verilen yoğun kolektif emeğin ürünü olduğunu göstermek için konser çalışmalarından kısa bir özet aktaracağız.
* Ruhi Su direnenlerin zaferini yıllar önce ilan etmişti: “Meydanları zapt ettiler yine…” 700 bin kişiyle meydanları bir kez daha zapt ettik
Grup Yorum 30. yıl konserlerinin ikincisi İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda 20 Haziran günü yapıldı.
Yaklaşık 3 saat süren konsere 700 bin kişi katıldı. Gündoğdu Meydanı bugüne kadar görmediği bir kitleyi ağırladı.
Meydana çıkan tüm yollar insanlarla dolarken meydanın devamında uzanan çim alanın 350 metrelik bölümü de insan seliyle doldu.
* TAYAD’lı Aileler: Şehitlerimiz ve tutsaklarımız için adalet istiyoruz!
Bizler şehit ve tutsak aileleriyiz. Pek çoğumuz çocuklarımızın başına gelen adaletsizlikler ile öğrendik bu düzende adalet olmadığını. Ama sonra gördük ki adaletsizlikler, haksızlıklar sadece bizim çocuklarımızın başına gelmiyor. Pek çok insan bizim gibi aynı şeyleri yaşıyor. O zaman daha da bağlandık çocuklarımızın düşüncelerine. O zaman daha sıkı sarıldık mücadeleye. Çocuklarımızın öğrettiklerinden de biliyoruz ki, bu düzende adalet öyle kendi kendine gelmeyecek. Biz hakkımızı aramazsak, biz hukuksuzlukların peşine düşmezsek, adalet sağlanmayacak.
* Yozlaşmaya, kentsel dönüşüme, adaletsizliklere karşı birliğimizi büyütelim!
* Kamu Emekçileri Cephesi: Cüretle, bedel ödemeyi göze alarak; yasalar ve yasakları aşan bir mücadele çizgisini hayata geçireceğiz!
Devrimcilikten, demokratlıktan, anti-emperyalistlikten, anti-faşistlikten uzaklaştıkça daha rezil konumlarda görüyoruz artık sendika yönetimlerini…
Güç toplamak, iktidar karşısında güç olabilmek için diğer halk güçleriyle birlikte olmak şarttır. İşte sivil toplumculuk, icazetçi anlayış, halk güçlerini birbirine yabancılaştırmıştır.
Reformizmin kaderidir; her şeyi o kadar çürütür ki, kendi reformist çizgisini bile sürdürecek hali kalmaz.
Bugün ortaya çıkmıştır ki, devrimcilerin yok edildiği her yapı, mücadele dinamiklerini de kaybeder.
* Hatice Yüksel’in açlık grevi günlüğü
* Avrupa’da Yürüyüş: Haziran şehitlerini anıyor, ayaklanma ruhunu geleceğe taşıyoruz
* Yitirdiklerimiz…
“Kaldığımız yerden devam edeceğiz, mücadeleyi geri çekersek yok oluruz.” Niyazi Aydın
* Öğretmenimiz…

Biz devrim iddiamız ve sosyalizm inancımızla direnebildik bu büyük saldırıya. Devrim iddiamız ve sosyalizm inancımızla yardık kuşatmaları. Bu iddia ve inanca sahip olamayanlar, tarihe destanlar bırakamazlar.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode