9
Halkın Hukuk Bürosu Açıklaması: Müvekkilimiz Dilek Kaya, Tahliye Olduğu Gebze Kadın Hapishanesi Önünden Serbest Bırakılmaksızın Siyasi Şube Polisleri Tarafından Gözaltına Alındı!
Müvekkilimiz Dilek Kaya, 8 ay önce 15 Şubat 2016 tarihinde AKP ‘nin basını tarafından canlı bomba olacaktı iddiasıyla hedef gösterilerek tutuklandı. Basın aracılığıyla hedef göstermek sonra da tutuklatmak, siyasi şube polislerinin çalışma yöntemidir. Siyasi şube polisleri, tutuklatmak istediği ama elinde yeterince delil olmadığını düşündüğü kişiler hakkında basına gerçek dışı bilgiler servis ederek, tutuklamanın zeminini yaratmaya çalışır. Müvekkilimiz de bu yöntemle tutuklanmıştır.
Müvekkilimiz Dilek Kaya, 8 ay önce 15 Şubat 2016 tarihinde AKP ‘nin basını tarafından canlı bomba olacaktı iddiasıyla hedef gösterilerek tutuklandı. Basın aracılığıyla hedef göstermek sonra da tutuklatmak, siyasi şube polislerinin çalışma yöntemidir. Siyasi şube polisleri, tutuklatmak istediği ama elinde yeterince delil olmadığını düşündüğü kişiler hakkında basına gerçek dışı bilgiler servis ederek, tutuklamanın zeminini yaratmaya çalışır. Müvekkilimiz de bu yöntemle tutuklanmıştır.
Tutuklanmasının hemen ardından Dilek Kaya’nın “canlı bomba” olduğu iddiasıyla tutuklandığı haberleri çıkmıştı. Peki müvekkilimizin “canlı bomba” olduğuna dair dosyada bir iddia var mıydı? Hayır! İddianamede ya da sorguda böyle bir iddia ile avukatları olarak biz karşılaşmadık. İddianamede yer alanlar Dilek Kaya’nın, “Berkin Elvan, Uğur Kaymaz” ile ilgili pankart astığı, Yürüyüş dergisi okuduğu ve yanında Halk Cephesi takvimi bulundurduğudur. Kısacası yasal ve demokratik faaliyetler dışında müvekkilimize isnat edilen bir suçlama yoktur.
Yalanlar söylenerek, algı çarpıtılarak tutuklanmasına neden olunan ve haksız şekilde 8 ay tutuklu kalan müvekkilimizin tahliye edilmesiyle birlikte, aynı komplo yöntemi tekrar uygulanmıştır. Siyasi şube polisleri, Dilek hakkında basına “canlı bomba tahliye oldu” haberini servis etmişlerdir. Devrimci demokrat kimliğiyle polisin hedefi olan Dilek Kaya hakkında “TGRT Haber, Habertürk, Milliyet..” gibi pek çok medya kuruluşunda aynı anda haberler geçmeye başlamıştır. Bu haberleri görür görmez bunun yine siyasi şube tarafından yapıldığını anlamıştık. Tahminimizin doğru olduğu da çok geçmeden anlaşıldı: Dilek Kaya, tahliye edildiği Gebze Hapishanesi önünden daha serbest dahi kalamamışken, 19.10.2016 tarihinde yeniden gözaltına alındı.
Bu uygulama savcıların ve polislerin ne kadar pervasızlaştığının en açık göstergesidir. Faşizm artık var olan yasalara ve hukuka da açıktan uymamaya başlamıştır. Yasalar halkı sindirme ve teslim alma politikasına uygun olarak hayata geçirilmektedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na soruyoruz:
– 8 aydır hapishanede tutulan bir insan hakkında daha tahliye olmadan nasıl bir gözaltı ihtiyacı ortaya çıkmıştır?
– Müvekkil gözaltına alındığı 15 Şubat 2016 tarihinde, İstanbul TEM Şubesi polisleri tarafından da sorgulanmıştır. 15 Şubat öncesi herhangi bir delil varsa, bu deliller TEM polisleri tarafından neden fezlekeye eklenmemiştir?
– Tutuklandığı 16 Şubat 2016 tarihi öncesi başkaca suçlama varsa neden Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 2016/301 iddianame numaralı iddianameye eklenmemiştir. Müvekkil 8 aydır tutuklu kaldığı dönem için bu soruşturmayı geçiriyorsa, bu soruşturmanın nedeni nedir? Hapishanede kalan bir insanın gözaltı gerekçesi hangi hukuki kriterle açıklanmaktadır?
Daha birçok soru sorulabilir fakat gerçek zaten ortadadır. Açıktır, Dilek Kaya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilgisi dâhilinde siyasi şube polisleri tarafından keyfi bir biçimde gözaltına alınmıştır. Siyasi şube polisleri, Dilek Kaya’nın tahliye olunca da politik düşüncelerini devam ettireceklerini düşündükleri için müvekkilimizi tekrar tutuklatmak istemektedirler. İktidar talimatlarıyla hareket eden, kendi iradeleri ve yetkileri olmayan hâkim ve savcılara da o kadar güvenmektedirler ki, Dilek Kaya’nın tekrar tutuklanacağından emin oldukları için bu gözaltı işlemini yapabilmişlerdir.
Siyasi şube polisleri, siyasi savcılar ve siyasi hakimler, 8 ay tutuklu kalan bir kadını ortaya yeni bir delil çıkmamışken daha hapishane çıkışında gözaltına almak, aldırmak herhangi başka bir iddia varsa bunları ortaya koymadan dosyasına eklemeden tekrar soruşturma konusu yapmak veya hakkında haksız ve hukuksuzca gözaltı kararı vermek ve yoktan yere insanları hürriyetlerinden yoksun bırakmak için tutuklamak/ tutuklatmak suçtur. Görevinizi kötüye kullanıyorsunuz. Gözaltı kararınızın hukuki hiçbir yanı yoktur. Fakat bilmelisiniz ki bu süreç değiştiğinde, bu suçlarınızın tamamıyla yüz yüze geleceksiniz. O gün geldiğinde bu yaptıklarınızın hesabını nasıl vereceksiniz? Halkların katili generallerin, Mehmet Ağar gibi şeflerin, FETÖ’cü başsavcıların kullanılıp kullanılıp atıldığı bir yerde hiçbirinizin hukuki zırhı kalmayacak. Bugün olabilir doğru, peki yarınınızın garantisi var mı? İşlediğiniz suçlar halkın ve tarihin belleğine tek tek yazılıyor. Unutmayın ki tarihsel olarak halka karşı işlenen hiçbir suç cezasız kalmamıştır. Suç işlemekten vazgeçin!
Cumhuriyet Başsavcılığı ve siyasi şube polisleri gerekçesiz, herhangi bir hukuki delil olmadan yapmış oldukları gözaltı işlemiyle açıkça suç işlemektedirler. Bu gözaltı işlemi halka karşı pervasızlıklarının geldiği noktayı göstermektedir.
Biliyoruz ki bu ilk değil ve son da olmayacak… Bu nedenle devrimci, demokrat, duyarlı, temel hak ve özgürlük savunucusu tüm hukukçuları, aydınları ve kamuoyunu bu adaletsizliğe sessiz kalmamaya çağırıyoruz!
KEYFİ BİR BİÇİMDE GÖZALTINA ALINAN MÜVEKKİLİMİZDİLEK KAYA DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
HALKIN HUKUK BÜROSU
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Çevik Sok. No:13/10
Kâğıthane/İSTANBUL
Açıklama No: 506 Tarih: 20.10.2016
