12
Basına Ve Halkımıza
Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz taşeronlaşmanın, işten atılmaların, güvencesiz çalıştırmaların kısacası patronların cenneti. Hemen her gün bundan kaynaklı emekçilerin maruz kaldıkları baskılarla ilgili bir haber duyuyoruz. Bu baskılar kimi zaman işyerindeki baskılar, kimi zaman ödenmeyen maaşlar, kimi zaman tazminatsız işten çıkartılmalar kimi zaman da açığa alınma veya sürgün oluyor. AKP iktidarı döneminde kamu emekçilerinin iş güvencesinin elinden alınmasına yönelik bir dizi çalışma bizzat emperyalizmin politikaları doğrultusunda hayata geçirilmeye çalışıldı. Performansa dayalı çalışma sistemi ve iş güvencemizi ortadan kaldıracak olan yasalar mecliste kabul edilmeyi bekliyor.
En son rotasyonla birlikte eğitim emekçilerine “sürgün” dayatıldı. Ama daha da önemlisi iç güvenlik yasasıyla beraber halk bir bütün olarak baskı altına alınıp sokaklar bize yasaklanırken, mesleğimiz ve mesleki itibarımızın zedelenmesi AKP’nin valilerinin iki dudağı arasında.
Eskişehir’de iki direniş var bugün; iç güvenlik paketinin ilk uygulamalarından biri olarak vali Güngör Azim Tuna’nın talimatıyla açığa alınan İngilizce Öğretmeni Hatice YÜKSEL’ in direnişi, diğeri ise işiyle birlikte öğrenim hakkı da elinden alınan, Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Araştırma Görevlisi Nuriye Gülmen’ in direnişi.
Nuriye Gülmen ve Hatice Yüksel’in ortak “suçu” anayasal ve demokratik haklarını kullanmak oldu. Nuriye Gülmen için aydın ve demokrat kimliği üzerinden bir kanaate varılması ve işine son verilmesi söz konusu iken Hatice Yüksel’in açığa alınmasına tek bir basın açıklaması yetebilmiştir. Hatice öğretmen 31 Mart’ta Çağlayan Adliyesi’nde üç kişinin ölümüyle sonuçlanan eylemin ardından 1 Nisan’da pek çok ile düzenlenen şafak baskınlarıyla gözaltına alınan arkadaşlarını sahiplenmek üzere bir basın açıklamasına katılmış, gözaltına alınmış ertesi gün serbest bırakılmıştı. 1 hafta geçmeden açığa alındığı söylendi. Bunların tekil örnekler olmadığını basına yansıyanlardan da görebiliyoruz. Bunlara en son Soma’dan beden eğitimi öğretmeni Ayşegül Ersoy ve Aydın’dan biyoloji öğretmeni Erhun Yalçın eklendi. Onlar da demokratik eylemlerden ötürü bugün görevini yapamamaktalar.
Hatice öğretmenin iki ay önce başlattığı imza kampanyası devam ediyor. Dahası Hatice arkadaşımız 25 gündür Eskişehir-Adalar mevkiinde çadır direnişinde. 16 Haziran’da ise süresiz açlık grevine başladı. Arkadaşlarımıza yalnız olmadıklarını göstermek için, her türlü hak gasplarına karşı direneceğimizi belirtmek için biz de bu gün burada , BİRİMİZ HEPİMİZ HEPİMİZ BİRİMİZ anlayışıyla bir günlük destek açlık grevindeyiz.
NURİYE GÜLMEN YALNIZ DEĞİLDİR!
HATİCE YÜKSEL YALNIZ DEĞİLDİR!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ