Home BlogKAMU EMEKÇİLERİ CEPHELİ'LER, ÇALIŞMA BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİ!

KAMU EMEKÇİLERİ CEPHELİ'LER, ÇALIŞMA BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİ!

by halkinkutuphanesi
0 comments

Günlerdir hükümet ile sendikalar arasında yürütülen ve bir orta oyununa dönüşen kamu emekçilerinin gelecek 2 yıllık haklarını belirleyecek Toplu İş Sözleşmesi’ne ilişkin, 21 Ağustos 2015 Cuma günü saat 12:30’da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, Kamu Emekçileri Cephesi tarafından bir basın açıklaması yapıldı.
“Sahte Toplu Sözleşmeye Hayır, Grev ve TİS Hakkı İstiyoruz, Alacağız” pankartının açıldığı eylemde, ‘Yüzdelik Zamlara Hayır, Sahte Toplu Sözleşmeye Hayır, Grev ve TİS Hakkı İstiyoruz Alacağız, Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız’ dövizlerinin taşındığı eylem, sloganlarla sona erdi. Açıklamada okunan metin aşağıdadır.

YÜZDELİK ZAMLARA HAYIR! GREV HAKKINI İSTİYORUZ, ALACAĞIZ!
Siyasi iktidarla sendikalar arasında 2,5 milyon kamu emekçisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri, 3 Ağustos’tan bu yana devam ediyor. Sahte toplu sözleşme görüşmelerinde gördük ki yine dağ fare doğurdu. Hükümet yine kendi bildiğini okuyor. İki yılda bir tekrarlanan TİS görüşmelerinin gerçekleştiği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda oyun oynanıyor. Oynanan bu oyunda kamu emekçilerinin 2016 – 2017 yılları için alacağı maaş zam oranları belirlenmeye çalışılıyor.
Kamu emekçileri yüzdelik zamlarla açlık ve yoksulluk sınırında yaşamak zorunda bırakılıyor. kamu emekçilerinin açlığını ve yoksulluğunu katmerleştiren yüzdelik zamlar, sendikalarla birlikte belirleniyor, toplu pazarlık yapılıyor görüntüsü veriliyor. Oysa her dönem olduğu gibi yine siyasi iktidar kendi istediği ve yandaş sendikasına kabul ettirdiği zam oranlarını kabul ettirmeye çalışıyor.
2016–2017 yıllarını kapsayacak görüşmelerde hükümet, 2016 yılı için yüzde 5+4, 2017 yılı için yüzde 3+3 zam oranı teklif ediyor. Siyasi iktidarın teklif ettiği zam oranı, sendikaların istediği zam oranlarının yanından bile geçmiyor… Siyasi iktidar, sendikaların istemiş olduğu zam oranlarını verdiğinde bütçenin ciddi açık vereceğini ifade ederek adeta dalga geçiyor. Sermayedarların her isteğini hemen yerine getiren hükümet, çalışanlar söz konusu olduğunda ülke ekonomisinin batacağını belirtiyor.
ÇSGB’de gerçekleşen toplu sözleşme görüşmeleri aslında sonucu iktidar tarafından belirlenen görüşmelerdir. Sendikaların taleplerinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. İsteklerini kabul ettirecek yaptırım güçleri yoktur. Çünkü; 4688 sayılı sahte sendika yasasında TİS hakkını tanıyan iktidar, grev hakkını yok saymıştır.
Kamu emekçilerinin TİS görüşmelerindeki silahı GREV hakkıdır. Bu gün toplu sözleşme olarak sürdürülen toplantılar aslında; elinde hiçbir pazarlık gücü olmayan sendikalara karşı hükümetin ücretli kölelik dayatmasıdır. GREV hakkı olmadan yürütülen Toplu Sözleşme masasında Siyasi iktidar, kendini tek söz sahibi olarak görür… En haklı talepleri istediğiniz kadar dile getirseniz de, yaptırım gücünüz olmadığı için iktidarlar ne kamu emekçilerini ne de sendikaları dinlemezler. İktidara karşı emekçilerin taleplerini kabul ettirebilmek için en önemli yaptırım gücü üretimden gelen gücün kullanılmasıdır. Bu da GREV’dir. Kamu emekçileri bunun sonucunu uzun yıllardır yaşıyor. Siyasi iktidar tarafından verilen çok düşük yüzdelik zamlarla, her geçen yıl katmerleşen yoksulluğunda ve açlığında yaşayarak görüyor
Sendikalar, siyasi iktidarın verdiği zam oranlarını kabul etmeseler de, GREV hakkı olmadığı için, hükümetin istediğini kabul etmek zorunda kalıyorlar. Siyasi iktidar GREV hakkının olmamasından dolayı bu kadar pervasızdır. Bir de buna sendikaların sessizliği eklenince daha da saldırganlaşıyor. Sendika genel başkanlarını ciddiye almıyor, belirlediği zam oranını tartışılmasını bile istemiyor. Masadan kalkıp gidiyor. Sendikalar ise hala bir şey varmış gibi, masada oturmaya devam ediyorlar. Yetkili yandaş sendika toplu görüşme öncesi hükümetle anlaşır, masada aslında hükümetin taleplerini kabul eder, diğer sendikalarda bu oyunun seyircileridir. Etkileri yoktur. Aslında olanlar, hükümet ile büyüttüğü yandaş sendika arasındaki danışıklı dövüştür. Kamu emekçilerinin geleceği artık yüzdelik zamlarla belirlenmemelidir. Özlük ve demokratik hakları sahte görüşmeler ile belirlenmemelidir.
Üyesi olduğumuz KESK’e de sormak istiyoruz. Neden bu ortaoyununa ortak oluyorsunuz? Neden hala TİS görüşmeleri için masada oturuyorsunuz? Taleplerimizi kabul ettirmek için fiili meşru mücadele yürütmüyorsunuz? 2,5 milyon kamu emekçisinin beklentilerini masaya hapsediyorsunuz? Kamu emekçilerini hakları için ciddi, planlı, programlı ve iktidarı koltuğunda rahatsız edecek eylemleri hayata geçirmiyorsunuz? Emekçilerin alacağı haklarını bu masada alamayacaklarını bile bile bu oyuna neden ortak oluyorsunuz… GREV hakkı olmadan TİS’in bir anlamının olmadığını herkes biliyor. GREV hakkı için neden mücadele örgütlemiyorsunuz?
Emekçiler, toplu sözleşmelerle aldatılmaya, oyalanmaya karşı seslerini yükseltmelidirler. Bu oyuna sadece kamu emekçileri son verebilir. Sendikalı sendikasız, hiçbir etnik yapı veya inanç gözetmeksizin ezilenler olarak bir araya gelmeli işyerlerinde kendi meclislerimizi kurmalıyız.
Üyesi olduğumuz KESK’e bağlı sendikalar ve KESK de, grev ve toplu sözleşme hakkı için ciddi, uzun vadeli bir mücadele programı çıkarmalıdır.
YÜZDELİK ZAMLARA HAYIR!
SAHTE TOPLU SÖZLEŞMEYE HAYIR!
GREV VE TİS HAKKI İSTİYORUZ! ALACAĞIZ!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode