10
27.01.2019
Ankara-DİH
Açıklama
Halkın Avukatları Onurumuzdur!
Halkın avukatı olmak demek katledilen halk çocuklarının cenazelerinde onlara sahip çıkmak demektir.
Halkın avukatı olmak demek “müvekkillerim için bedenimi açlığa yatırmaktan başka yapacak bir şey kalmadı” diyen Behiç Aşçı’dır. Halkın avukatı olmak demek Nuriye ve Semih’in açlığına ortak olmaktır.
Halkın avukatı olmak 15 yaşında 16 kiloya düşerek can veren Berkin Elvan’ın katillerinin yargılanması için mahkeme salonlarında adalet için mücadele etmek demektir.
Halkın avukatı demek “galoş giyin” dediği için ailesinin gözleri önünde katledilen Dilek Doğan için adaletin sesi olmaktır.
Halkın avukatı olmak işçi direnişlerinde, grevlerde işçilerle omuz omuza olmaktır.
Halkın avukatı olmak demek gecekonduları yıkılacak olan halkla birlikte o iki göz kondulara tekellerin girmesini engellemek demektir.
Halkın avukatı demek uyuşturucu satıcılarına karşı verilen mücadelede katledilen Hasan Ferit Gedik’in cenazesinin 3 gün bekletilmesine karşı direnmek ve adaleti aramaktır.
Halkın avukatı olmak demek Soma’da katledilen 301 madenci için adalet için gerektiğinde işkence görmek, katledilen 301 işçinin aileleri tarafından mahkeme salonunda “Sen Soma’nın evladısın” denilmesidir. Bu sözler avukatlığın sınıfsal olarak halkın içinde halkla birlikte varolduğunun somutlanmış halidir.
Halkın avukatı olmanın ne kadar onurlu olduğunu bilerek çıktılar yola ve bu yolda katliamlar, tutsaklıklar olduğunu da biliyorlardı. Çünkü Anadolu toprakları faşizmle yönetiliyor ve faşizm halka sürekli saldırıyor. Ama onlar bu saldırılara karşı kendi ceplerini doldurup konforlu evlerinde yaşamayı seçmediler. Direnişlerde yanı başımızda oldular, evlerimizi kentsel dönüşüm rantına teslim etmememiz için bizleri yalnız bırakmadır, gece saatlerinde sabaha karşı siyasi şube önlerinde müvekkillerini görmek için beklediler soğukta, yağmurda ve bundan asla şikâyet etmediler.
İşte bu nedenle tam 1,5 yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde tutsaklar. Ve şimdi diyorlar ki “tecrit altında adalet mücadelesinde yapabileceğimiz tek şey bedenlerimizi açlığa yatırmak”. Bunun için düştüler yola. Bize bir kez daha onuru, namusu, adaleti öğretiyorlar. Bugüne kadar nasıl onlar bizlerin yanında olduysa şimdide bizler onların yanındayız. Dışarıda onların sesi olmak zorundayız. Gittiğimiz her direnişte, her fabrikada onları anlatmalı, onların sesi olmalıyız.
Devrimci Avukatlara Özgürlük!
Halkın Avukatları Onurumuzdur!
Ankara Devrimci İşçi Hareketi
