Home BlogAlmanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği: İspanya Halklarının Başı Sağolsun!

Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği: İspanya Halklarının Başı Sağolsun!

by halkinkutuphanesi
0 comments

İSPANYA HALKININ BAŞI SAĞOLSUN!

İSPANYA’DA YAŞANAN TREN KATLİAMIN SORUMLULARI YARGILANSIN!

İspanya’da, 28 Ekim günü yaşanan ve 68 kişinin ölümüne neden olan “tren faciası”, yalnızca bir ulaşım kazası olarak değerlendirilemez. Hayatını kaybeden insanların, yaralananların ve geride tarifsiz bir acıyla baş başa kalan ailelerin yaşadığı bu büyük yıkım; birkaç teknik arızaya, münferit ihmallere ya da talihsiz bir tesadüfe indirgenemez…

Çünkü mesele yalnızca bir trenin raydan çıkması veya bir güvenlik sisteminin görevini yerine getirememesi değildir. Asıl sorgulanması gereken, insan hayatının hangi ekonomik tercihler, bütçe politikaları ve yönetim anlayışları karşısında ikinci plana itildiğidir. Bugün kapitalist emperyalist sistemin neoliberal politikalarının sonucu olarak eğitimden sağlığa, ulaşımdan diğer kamusal hizmetlere kadar her alanda karşımıza çıkan anlayış aynıdır: Daha düşük maliyet, daha az kamu harcaması, daha fazla kâr!

Bakım ve onarım giderlerini kısmak, personel ve kaynak ihtiyacını tasarruf kalemi olarak görmek, güvenlik yatırımlarını maliyet hesabına indirgemek ve kamusal hizmetleri kârlılık ölçütleriyle değerlendirmek… İşte sorgulanması gereken tam da bu anlayıştır. Bu nedenle İspanya’da yaşanan ne bir kaza, ne bir faciadır. Bu apaçık bir katliamdır.

İspanya Ulaştırma Bakanı’nın ilk açıklamalarına göre, demir yolu güvenlik sisteminde yaşanan bilgisayar kaynaklı bir arıza nedeniyle hatta bulunan bazı trenler durdu. Ardından kontrol merkezinin, önünde duran tren bulunan hatta Renfe treninin yeniden hareket etmesine izin verdiği belirtildi.

Bu kararın hangi koşullarda alındığı, güvenlik prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve sistemde başka eksikliklerin bulunup bulunmadığı belirsiz. Kazanın kesin nedeni ve sorumlulukların kimlere ait olduğu da henüz kesinleşmiş değil.

Elbette katliamın teknik ve hukuki boyutları soruşturulmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalıdır. Ancak soruşturmanın yalnızca olayın son halkasında bulunan kişilerin hatalarına odaklanması yeterli değildir. Asıl olarak karar alma mekanizmaları, bütçe tercihleri, bakım ve onarım süreçleri, denetim sistemleri, işletme politikaları ve güvenlik standartlarını belirleyen bütün bir yapı soruşturulmalı ve gerçek sorumlular yargılanıp hesap vermelidir.

Çünkü “ihmaller” kendiliğinden ortaya çıkmaz. Güvenliğin maliyet, bakımın yük, personelin gider, insan hayatının ise ekonomik hesapların bir değişkeni olarak görüldüğü kapitalist emperyalist sistemde, bu tür “faciaların” ortaya çıkmasına zemin hazırlayan koşullar her zaman mevcuttur. Çünkü kapitalizm demek daha fazla kar demektir. Kapitalistlerin daha fazla kar için yapmayacakları şey, işlemeyecekleri cinayet olmadığını 300 yılı aşkın pratiklerinden biliyoruz. Ve asıl olarak da katliama zemin hazırlayan bu koşullara, bu koşulları yaratan Kapitalist emperyalist sisteme karşı mücadele edilmelidir.

İnsan hayatı kâr-zarar hesabına sığdırılamaz!

Demiryolları başta olmak üzere ulaşım hizmetleri bir avuç emperyalist tekelin ya da sermaye grubunun kârını büyütmek için değil, halkın güvenli ve eşit ulaşım hakkını sağlamak için olmalıdır. Kamu kaynakları ve kamusal altyapı, kârı en üst düzeye çıkarmanın değil, ulaşımdan sağlığa, eğitimden haberleşmeye Kadar halkın temel ihtiyaçlarını karşılamanın aracı olmalıdır.

 

Ulaşım bir ayrıcalık değil, temel bir toplumsal haktır. Bu hakkın güvenli biçimde kullanılmasını sağlamak ise tüm devletlerin temel sorumluluklarından biridir. Dolayısıyla demiryollarında güvenlik, bütçe imkânlarına göre ertelenebilecek veya piyasa koşullarına göre daraltılabilecek bir tercih değil, vazgeçilmez bir yükümlülüktür.

Bu nedenle taleplerimiz açıktır:

– İspanya’daki tren katliamının tüm nedenleri bağımsız, tarafsız, şeffaf ve kapsamlı biçimde soruşturulmalıdır.

– Yalnızca doğrudan sorumlular değil, karar alma, işletme, bakım ve denetim süreçlerinde sorumluluğu bulunan bütün kişi ve kurumlar hesap vermelidir.

– Demiryollarında bakım, onarım, personel ve güvenlik yatırımları tasarruf kalemi olarak görülmemelidir.

– Demiryolu altyapısının ve işletme süreçlerinin güvenlik standartları bağımsız denetime açık olmalıdır.

– Demiryolu ulaşımı başta olmak üzere toplu ulaşımda kâr ve maliyet hesapları değil, insan hayatı, toplumsal ihtiyaçlar ve kamu yararı esas alınmalıdır.

– Benzer katliamların yaşanmaması için gerekli yapısal, idari ve hukuki düzenlemeler gecikmeden hayata geçirilmelidir.

Böyle göz göre göre yaşanan bir katliamın ardından yalnızca başsağlığı dilemek, birkaç sorumlu bulmak ve hayatı eski düzeninde sürdürmek çözüm değildir. Gerçek sorumluluk, katliama yol açan koşulları bütün yönleriyle açığa çıkarmak ve bu koşulların yeniden oluşmasını engellemektir.

Bizler, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden hak savunucuları olarak, öncelikle İspanya halkına baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

İnsan hayatının maliyet tablolarında bir rakama dönüştürüldüğü, kamusal hizmetlerin kâr-zarar hesabına mahkum edildiği ve güvenliğin ekonomik verimlilik hesaplarının gerisine itildiği bu anlayışı kabul etmiyoruz.

Çünkü insan hayatı hiçbir bütçenin tasarruf kalemi, hiçbir şirketin maliyet hesabı, hiçbir ekonomik politikanın gözden çıkarılabilir unsuru olamaz! İnsan hayatının korunması bir maliyet değil, kamusal sorumluluktur.

ÇÖZÜM; KAZALARIN KADER, İHMALLERİN KAÇINILMAZ, İNSAN HAYATININ İSE HESAPLANABİLİR BİR MALİYET OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ KAPİTALİST EMPERYALİST SİSTEMİN NEO LİBERAL POLİTİKALARINA KARŞI ÖRGÜTLENMEK, BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTİR.

KATLİAMIN SORUMLULARI YARGILANSIN!

 

TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER DERNEĞİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode