HALKIMIZA VE BASINA
Ben Turan Aktaş “eşit işe eşit ücret” istediğim için Şişli Belediyesi’nden atıldım ve 750 günü aşkındır işimi ekmeğimi Şişi Belediyesi önünde direnerek savunmaya çalışıyorum. Sayısız eylemlerle demokratik hakkımı kullandım, beni işten atan Muammer Keskin’den işimi geri vermesini istedim ama nafile kulak tıkadı, direnişe saldırıp gözaltına aldırdı, işkencelerden geçirdiler en son Ankara’ya adım adım yürüyerek dört işçi arkadaşımla işimizi istemeye karar verdik. Bu yürüyüş sırasında defalarca gözaltına alındık saldırıya uğradık CHP bununla yetinmeyip AKP ile ortak karar alarak benim gibi direnen bana destek veren herkese bir operasyon yaparak direnişime karşı saldırıyı daha büyük bir aşamaya taşıdılar. Bu operasyonda bana ve benim gibi direnen birçok kişiye ev hapsi verdiler. Ama bir tek bana elektronik kelepçe uygulaması yaptılar.
Yani CHP ve AKP ortaklaşarak işçi sınıfına örnek olan bu direnişe karşı beni eve hapsederek benim nezdinde tüm işçi sınıfına “direnirsen seni böyle yaparım” demek istemiştir. Bende bunu kabul etmiyorum evime bir kara kutu koyup bileğime bir kelepçeyle beni teslim alamazsınız diyorum. Bir kutuyu gardiyanım olarak kabul etmiyorum.
Ev hapsinde kaldığım süre boyunca yaşadığım sağlık sorunlarından bu uygulamayı dayatan AKP ve CHP’dir. Çünkü bu süre zarfında hastaneye gitmek bile işkenceye dönüşmüştür. Her hastane dönüşümde dilekçe vermeme rağmen bazı dilekçelerimi kabul etmeyerek “sen ihlal yaptın” deyip beni sağlığımdan etmeye çalıştılar. Ev hapsi bir işkencedir, çünkü ruh ve beden sağlığımı etkilemiştir diyabet hastası olmamdan ötürü kelepçenin manyetik özelliğinden ötürü çeşitli bacaklarımda yaralar oluşmuştur. Bu sebeplerle defalarca savcılığa başvurmama rağmen olumlu bir dönüş yapılmamış dikkate alınmamıştır.
Buradan ilan ediyorum ne CHP ve AKP’nin operasyonlarını ne de bana dayatılan ev hapsi adaletsizliğini kabul etmem imkânsızdır artık.
Ev hapsi; 750 gündür savunmak zorunda olduğum işimi, onurumu ayaklar altına almaktır, eşime, aileme karşı olan sorumluluğumun altında ezilmektir, ruh ve beden sağlığım için bir işkencedir. 50 gündür CHP Genel Merkezi önünde direnen işçi arkadaşlarıma karşı sorumluluğum ve daha sayabileceğim onlarca nedenden dolayı direniş alanında olmak ve sağlığımla insani koşullarda ilgilenmek zorundayım.
CHP’ye çağrımdır, bu sorunu bir an önce çözün Salih Bitnel’in Ramazan Çelik’in, Kakil Yazar’ın ve benim, koşulsuz işe iademizi ve geriye dönük tüm kayıp ve temel haklarımızın karşılanmasını sağlamalısınız.
İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız!
İşimizi Geri İstiyoruz!
Turan Aktaş