Home BlogAnti-Emperyalist Cephe İskoçya’nin Glasgow Kentinde Düzenlenen Enterne Etme Karşıtı Yürüyüşe Katıldı

Anti-Emperyalist Cephe İskoçya’nin Glasgow Kentinde Düzenlenen Enterne Etme Karşıtı Yürüyüşe Katıldı

by halkinkutuphanesi
0 comments

Kalabalık, Glasgow’un Tollcross semtindeki Causewayside Caddesi üzerinde bulunan Elder’s Bar’ın önünde toplandı.

Gelenek olduğu üzere, bando ekipleri yerlerini aldı; siyah giyinmiş ve siyah bereli bayrak taşıyıcıları saflarını oluşturdu. İki yaşındaki çocuklardan yetmişli yaşlardaki insanlara kadar İrlanda halkından insanlar bir araya gelerek birbirlerini selamladı.

Yürüyüş, sabah saat 10.00’da davul ve flütlerin ritmi eşliğinde başladı. IRPWA (İrlanda Cumhuriyetçi Tutsakların Dayanışma Derneği) pankartları ile Filistin bayrağının da bulunduğu İrlanda Cumhuriyetçi bayraklarının öncülük ettiği kortej, Tollcross Road boyunca Barrowland Parkı’na doğru yürüdü.

Kalabalık parka ulaştığında, Devrimci Komünist Grup, Anti-Emperyalist Cephe ve IRPWA temsilcileri konuşmalar yaptı. Konuşmaların ardından bando tarafından İrlanda milli marşı çalındı ve bayraklar, kurtuluş ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına saygı göstergesi olarak indirildi.

Anti-Emperyalist Cephe temsilcisinin yaptığı konuşma aşağıdadır.

YOLDAŞLAR, DOSTLAR,

İrlanda Cumhuriyetçi mücadelesinin tarihini selamlıyoruz.

1916’da emperyalizme karşı savaşan ve İrlanda halkının özgürlüğü için şehit düşenleri selamlıyoruz.

1981 yılında Long Kesh’te yaşamlarını feda eden Cumhuriyetçi tutsakları ve İrlanda’nın hem özgür hem de işgal altındaki kesimlerindeki diğer hapishanelerde onları destekleyenleri selamlıyoruz.

1984, 1995, 1996’da – hem Ocak hem Temmuz direnişlerinde -, 1999, 2000 yıllarında ve 2000-2007 yılları arasında F Tipi tecrit hapishanelerine karşı yedi yıl süren Büyük Direniş boyunca savaşan ve ölümsüzleşen Türkiye devrimci tutsaklarını selamlıyoruz.

30 Temmuz’da, sözde S-R-Y yüksek güvenlikli hapishanelere karşı direnişin ilk şehidi olarak ölümsüzleşen Gürkan Türkoğlu’nu selamlıyoruz. Gerçekte bu hapishaneler, tecrit işkence merkezlerinden başka bir şey değildir.

Filistin’de, Lübnan’da, Yemen’de, Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında emperyalizme, faşizme ve Siyonizme karşı mücadeleyi sürdüren herkesi selamlıyoruz.

Dostlar…

Toplumun en ileri unsurlarını hapishanelerde tutmak ve onları dışarıdaki mücadeleden tecrit etmek ne yeni bir politikadır ne de sonuncusu olacaktır.

Emperyalizm ve işbirlikçileri bunu birçok ülkede denedi. Bazı yerlerde başarılı oldular, bazı yerlerde ise başarısızlığa uğradılar. İrlanda ve Türkiye, başarısız oldukları ülkeler arasındadır.

Tutsaklarımızdan istedikleri şey; ideolojilerinden vazgeçmeleri, kimliklerini terk etmeleri ve inançlarını değiştirmeleridir.

2000 yılında Türkiye hapishanelerinde şöyle dediler:

“Ya düşüncelerinizi değiştireceksiniz ya da öleceksiniz.”

Devrimci tutsaklar ise şu cevabı verdiler:

“BİZ ÖLECEĞİZ!”

Bugün dünya iki kelimeden ibarettir:

DİRENMEK VE TESLİM OLMAMAK!

Dünya artık bu iki kelimenin etrafında dönmektedir.

Kazanımı olmayan hiçbir direniş yoktur; çünkü her direniş bir sonraki direnişin gücü olur.

TARİH SINIFLAR MÜCADELESİDİR,

ve Gürkan bu mücadeleyi kazandı.

Direndi.

Teslim olmadı.

Direniş kendisini bir kez daha kanıtladı.

Gürkan şöyle dedi:

“Zulüm neredeyse, halk neredeyse, orası bizim direniş mevzimiz olacaktır.”

Bütün yenilgilerin nedeni ideolojik zayıflık ve halktan kopuştur.

Bütün zaferlerin kaynağı ise ideolojik açıklık ve halka dayanmaktır.

İster İrlanda’da…

İster İstanbul’un yoksul mahallelerinde…

İster Anadolu’nun üniversitelerinde…

İster yerle bir edilmiş Gazze sokaklarında…

İster İran’a yağan bombaların altında…

Ya da S-, R- ve Y-Tipi kuyu tipi işkence merkezlerinde…

Nerede olursak olalım, nerede zulüm varsa, direnmek bir haktır!

Kazananlar; tarihsel ve siyasal meşruiyetle direnen örgütlü halklardır!

Gürkan, üç yıldır kesintisiz devam eden kuyu tipi hapishanelere karşı süresiz açlık grevi direnişinin ilk şehidi oldu.

Devrimci tutsaklar tam kırk iki kez kazandı!

İçindeki belgelerle birlikte Gürkan Türkoğlu’nun tabutu 78 kilogram geliyordu.

Bir tabutun ağırlığını düşünün.

Bu, Gürkan’ın bedeninin yalnızca yaklaşık 25 kilograma düştüğü anlamına geliyordu.

Bedeni neredeyse bir iskelete dönüşmüştü.

HÜCRE HÜCRE ÖLÜME DİRENDİ VE İLERLEDİ,

VE ZAFERİ KAZANDI!

Ve herkes şunu bilsin:

BEDEL ÖDEYENLERİ TESLİM ALAMAZSINIZ!

Dostlar…

Düşüncelerimize, ideolojimize, kimliğimize ve tarihsel meşruiyetimize yönelik saldırılar tek bir biçimde gerçekleşmiyor.

İrlanda’da bunun adı enterne etmedir; yani kendi yasalarını bir kenara bırakarak Cumhuriyetçileri hapishanelerinde rehin tutmaktır.

Almanya’da ise devrimci tutsak Özgül Emre’ye tek tip elbise giydirilmeye çalışıldı. O bunu reddetti ve açlık grevindeyken bir ay boyunca yalnızca bornozunu giydi. Alman emperyalizmi sonunda yüzünü kurtarmak için onu başka bir hapishaneye sevk etti ve kıyafetlerini geri verdi. Şimdi ise ana dili Türkçe olan mektupları almasını engelliyorlar.

Türkiye’de ise Tuğçenur Özbay’a onu bir “terörist” gibi gösteren zorunlu bir tutuklu kimlik kartı taşımaya zorladılar. O bunu reddetti ve 159 gün süren açlık grevi direnişine başladı. Aynı şekilde, zorunlu kimlik kartının uygulanmadığı başka bir hapishaneye sevk edildi.

Bugün Türkiye hapishanelerinde baskıya ve tecride karşı altı devrimci tutsak açlık grevindedir.

Bunlar:

  • Cem Dursun — 29 Nisan’dan bu yana açlık grevinde. Bugün direnişinin 102. günü.
  • Tacettin Erol Şahin — 29 Nisan’dan bu yana açlık grevinde. Bugün onun da direnişinin 102. günü.
  • Hasan Basri Yıldız — 18 Mayıs’tan bu yana açlık grevinde. Bugün direnişinin 83. günü.
  • Güzin Tolga — 13 Temmuz’dan bu yana açlık grevinde. Bugün direnişinin 27. günü.
  • Emircan Yazı ve Cemil Kurt — 15 Temmuz’dan bu yana açlık grevindeler. Bugün direnişlerinin 25. günü.

Ve dostlar,

Yalnızca üç gün önce, 5 Ağustos’ta, muhtemelen tarihlerinde ilk kez Ukraynalı siyasi tutsaklar, faşist Ukrayna rejiminin hapishanelerindeki baskıya, işkenceye, cinayetlere ve korkunç yaşam koşullarına karşı açlık grevi yaptılar.

Bizler de devrimci tutsakların da katıldığı bir günlük dayanışma açlık grevine katıldık. Şu ana kadar katılımcı sayısı 400’ü aşmıştır.

Devrimci ve siyasi tutsaklara yönelen baskıların birbirine benzemesi tesadüf değildir.

Bu kararlar NATO karargâhında alınmıştır.

Onlar dünya halklarına ve onların meşru örgütlerine karşı savaş yürütüyorlar.

Hapishaneler bu savaşın cephelerinden biridir.

Ama yenilgileri kaçınılmazdır; çünkü direnmeye, savaşmaya ve teslim olmamaya devam edenler var.

Tarih boyunca emperyalizm ve işbirlikçileriyle uzlaşanlar çürümüş ve tarihten silinmiştir.

Direnen ve mücadele etmeye devam edenler ise bugün hâlâ ayaktadır ve ayakta kalmaya devam edeceklerdir; çünkü ideolojik açıklığa sahiptirler ve kendi halklarına güvenmektedirler.

Bu nedenle bizler; dünyanın ezilen, sömürülen ve görmezden gelinen halkları olarak bu seçeneklerden başka alternatifimiz yok.

  • Direnmek.
  • Örgütlenmek.
  • Kendi halkımıza güvenmek.
  • Dayanışmayla direnenleri desteklemek.
  • Adalet ve özgürlük talep etmek.
  • Susturulmayı reddetmek.
  • Nerede olursak olalım adaletsizliği mahkûm etmek.

 

YAŞASIN EMPERYALİZME KARŞI SÜREN İRLANDA CUMHURİYETÇİ MÜCADELESİNİN MİRASI!

DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!

GÜRKAN TÜRKOĞLU ÖLÜMSÜZDÜR!

YAŞASIN DİRENİŞ! YAŞASIN ZAFER!

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode