Home BlogYunanistan’da Tuğçenur Özbay İçin Eylem Yapıldı

Yunanistan’da Tuğçenur Özbay İçin Eylem Yapıldı

by halkinkutuphanesi
0 comments

31 Mayıs günü Yunanistan’da Tuğçenur Özbay için basın açıklaması yapıldı. Atina’da bulunan Berkin Elvan anıtı önünde saat 18.00 da yapılan eylem de Halkın Sesi Radyosu emekçisi Hasan Kaya 1 Haziran’dan itibaren Tuğçenur Özbay için 15 günlük destek açlık grevine başlayacağını bildirdi. Ardından Yunanistan Halk Cephesinin Tuğçenur Özbay ile ilgili basın açıklaması okundu. Anti Emperyalist Cephe adına Konstantina Kartsioti’de Yunanca yaptığı açıklamada Tuğçenur Özbay’ın suçlu kimlik kartı uygulamasına karşı direnişinde yalnız olmadığını dile getirdi.

Yapılan basın açıklamasında şöyle denildi;

Basına ve halkımıza;

SUÇLU KİMLİK KARTI UYGULAMASI NAZİ UYGULAMASIDIR

SUÇLU KİMLİK KARTI UYGULAMASI KALDIRILSIN

SUÇLU DEĞİL DEVRİMCİYİZ

DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR

 

Özgür Tutsak Tuğçenur Özbay 19 Şubat’tan bu yana süresiz açlık grevinde. Bugün itibariyle süresiz açlık grevinin 123. Gününde.

Tuğçenur Özbay Kimdir?

Tuğçenur Devrimci Gençliğin militan önderlerinden biridir. Parasız, bilimsel ve demokratik bir eğitim mücadelesi veren bir devrimciydi. Faşizme karşı demokrasi, kapitalizme karşı sosyalizm ve emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi veren gençliğin öncülerinden birisiydi. Bu nedenle AKP faşizmi tarafından hedef alındı.

2016 yılında tutuklandı. Hakkında AKP faşizminin kukla yargıçları tarafından 33 yıl ceza verildi. Tuğçenur 10 yıldır tutsak. Mücadelesine AKP faşizminin hapishanelerinde devam ediyor. Çünkü hapishanelerde devrimci mücadelenin kıran kırana sürdüğü mevzilerden birisidir. Mahir Çayanlardan bugüne Cepheli tutsaklar hapishaneleri devrimci mücadelenin dışında değil tam ortasında görmüşlerdir. Ki emperyalizmin işbirlikçisi faşizmde hapishaneleri her daim hedef olarak görmüş ve buna uygun saldırı politikaları geliştirmiştir. 1984 devrimci tutsaklara tek tip elbise dayatmıştır. Bu dayatmaya karşı Cepheli tutsaklar ölüm orucu direnişine başlamış ve 75 gün süren direniş sonucunda zafer kazanmışlardır. Bu direnişte Abdullah Meral, Hasan Telci, Fatih Öktülmüş ve Haydar Başbağ şehit düşmüştür. Sonraki yıllarda da devletin tutsaklara yönelik saldırıları aralıksız devam etmiştir. 1996’da Eskişehir tabutluğu açılmıştır. Tecrite dayalı bu hapishanelere karşı devrimci tutsaklar 69 süren direnişte 12 şehit vererek zafer kazanmışlardır. Bu zaferle birlikte Eskişehir tabutluk hapishanesi kapatılmıştır. 2000 yılında bu kez F tipi hapishaneler gündeme gelmiştir. Yine Cepheli tutsaklar F tipi tecrit hapishanelerine karşı ölüm orucu direnişine başlamıştır. 19 Aralık 2000 yılında faşist devlet 20 hapishaneye birden saldırmış ve 28 tutsağı katletmiştir. Bu operasyonda Bayrampaşa hapishanesinde 6 kadın tutsak kimyasal silahlarla diri diri yakılarak katledilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs harekatından sonraki en büyük askeri operasyonu 19 Aralık hapishaneler katliamı olmuştur. 8 binden fazla asker, binlerce polis ve gardiyanla katliam yapmışlardır. Operasyon sonrasında devrimci tutsakları F Tipi tecrit hapishanelerine kapatmışlardır. Ancak direniş hem F Tiplerinde hem de dışarıda sürmüştür. Direniş tam yedi yıl sürmüştür. CIA ajanları “Yedi yıl direniş mi olur, bunlar yaptılar” demek zorunda kalmıştır.

Faşizmin F Tipi politikası 122 şehitle kırılmıştır. Bugün ise S,R,Y tipi denilen tam tecrite dayalı hapishanelerle devrimci tutsakları teslim almaya çalışıyorlar. Cepheli tutsaklar direnerek kuyu tiplerine karşı 41 kez zafer kazanmıştır.

Faşizm saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Son olarak Şakran Kadın Hapishanesinde tutsaklara suçlu kimlik kartı uygulaması dayatılmıştır. Özgür tutsaklarımız bu uygulamaya karşı da süresiz açlık grevi direnişiyle karşılık vermiştir.

Suçlu kimlik kartı uygulamasın yasal bir dayanağı yoktur. Keyfi bir uygulamadır. Bu uygulama Şakran hapishanesi pilot bölge seçilmiştir. Eğer Şakran hapishanesinde suçlu kimlik kartı uygulamasını dayatmayı başarabilirlerse bu uygulamayı Türkiye’deki tüm hapishanelerde uygulamaya koyacaklardır.

Tuğçenur Özbay ve suçlu kimlik kartı uygulamasını kabul etmeyen devrimci tutsaklar altı aydır aileleriyle ne görüş yapabilmiş ne de telefonda konuşabilmişlerdir. Suçlu kimlik kartı dayatmasını kabul etmedikleri için tüm hakları ellerinden alınmıştır. Sadece milletvekilleri ve avukatlarıyla görüş yapabilmektedirler. Tuğçenur Özbay vasisi Emir Karakum ile de görüştürülmemektedir. Çağdaş Hukukçular Derneği yaptığı açıklamada Tuğçenur’un 40 kiloya düştüğünü, ağız içinde yara, halsizlik ve üşüme gibi belirtilerin baş gösterdiğine dikkat çekti.

Egemenler hapishaneleri yalnızca hak ve özgürlükler için mücadele edenleri kapatmak için kullanmaz.

Aynı zamanda iradesini kırmak, teslim almak isterler.

Tek tip elbiseler…

Numaralandırmalar…

Yaka kartları…

Çeşit çeşit hapishaneler, Kuyu Tipi tecritler…

Görüş yasakları… Baskı ve işkenceler…

Bunların hiçbiri ülke menfaati, halkın talebi veya güvenlik meselesi değildir.

Bunların hepsi, vatansever gençliğin politik kimliğini parçalamaya dönük saldırılardır.

Çünkü devrimciyi yalnızca hapsederek yenemeyeceklerini bilirler. Bu yüzden onu kendi gözünde küçültmeye, topluma “suçlu” olarak göstermeye çalışırlar.

Ama tarihin her döneminde devrimci tutsaklar aynı cevabı verdi: “Teslim olmayacağız.”

Bugün Tuğçenur Özbay’ın “Yüzüm halka dönük olduğu için tutuklandım” diyor.

Halkını seven düşünen ve bunun gereğini yapan her insan faşizmin hedefidir. Tuğçenur da bu nedenle tutsak edilmiştir.

AKP faşizminin saldırılarına karşı Cepheli tutsakların direnişleri de devam ediyor.

AKP faşizmi suçlu kimlik kartı uygulamasını Nazilerden miras almıştır. Naziler Yahudilere sarı yıldız, komünistlere kırmızı üçgen ve kollarına numaralar yazmıştır. Onları sadece numaralar olarak adlandırmıştır. İsimlerini, kimliklerini yok saymıştır.

Suçlu kimlik kartı uygulaması devrimi düşünceye yönelik bir saldırıdır. Devrimcilere siz suçlusunuz dayatmasıdır. Bugün dünyada emperyalizmin ve faşizmin saldırıları sınırsız sürmektedir. Asıl suçlu olan başta ABD emperyalizmi olmak üzere AB emperyalizmidir. Maduro’yu kaçıran, İran’a saldıran, İsrail’in Filistin ve Lübnan halkına yönelik işgal ve katliamlarına ses çıkarmayan, onaylayan emperyalistler suçludur.

Ülkesinin bağımsızlığı ve halkının mutluluğu için mücadele eden devrimciler suçlu değildir.

Devrimcilik yapmak onurdur, gururdur.

Devrimcilik dünyanın en onurlu damarıdır.

AKP faşizmi bu nedenle tutsaklarımıza saldırıyor.

Tugçenur Özbay bu nedenle direniyor.

Tuğçenur’un  sesi olalım.

Onun için dayanışma açlık grevi yapabiliriz.

  1. Adalet bakanlığına ve Şakran hapishanesine mail atıp taleplerinin kabul edilmesini isteyebiliriz.

Videolar çekip sosyal medyada yayınlayabiliriz.

Dayanışmanın bir değil binbir yolu vardır.

Tuğçenur’ya dayanışmayı büyütelim.

Tuğçenur  Özbay onurumuzdur!

Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz!

Halkız haklıyız kazanacağız.

Yunanistan Halk Cephesi


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode