FAŞİZMİN YASAL ZULMÜNE BOYUN EĞMEYECEK, 1 MAYIS’I TAKSİM’DE KUTLAYACAĞIZ!
Tarihler 1 Mayıs 1886’yı gösteriyordu. Amerika’da işçi sınıfı haftada 6 gün 12 saat çalışma koşullarını protesto ediyor, çalışma saatlerinin 8 saate indirilmesini istiyorlardı. Grev ve gösteriler 1 Mayıs’tan 3 Mayıs’a kadar sürdü. 3 Mayıs tarihinde grev kırıcıları devreye girdi. İşçiler grev kırıcıları engellemeye çalışırken polislerce açılan ateşle 4 neferini şehit verdi işçi sınıfı. Sonrası… Sonrası 1 Mayıs’ı 1 Mayıs yapan ayaklanma ve yeni şehitler.
İşçi sınıfının kapitalizm koşullarındaki tek bayramıdır 1 Mayıs. O gün sömürüsüz, sınırsız, özgür bir dünyayı ve bu dünya için verilen mücadeleyi simgeler. Bu mücadelenin zaferi ‘Devrim’dir. ‘Sermaye, kan, ter ve gözyaşından oluşur’ Ama bu kan ter ve gözyaşı sermaye için değil de devrim için akıtılırsa işte o zaman her gün bayram olur.
Ülkemizde de 1 Mayıs’ın önemi büyüktür. ’77 1 Mayıs’ı katliamla anılır. O gün Taksim’de kontrgerillanın açtığı ateşle 34 kişi katledilir. Ve artık 1 Mayıslar bizim için sadece bayram değil, aynı zamanda hesap sorma günüdür.
’78 1 Mayıs’ı Devrimci Sol’un ‘Yolumuz Çayanların Yoludur!’ pankartıyla varlığını dünya aleme ilan ettiği gündür.
’89 1Mayıs’ında ise genç işçi Mehmet Akif Dalcı, Taksim için dövüşürken polis kurşunuyla katledilmiş ve sonrasındaki hesap sorma eylemiyle devrimci hareketin atılımının fitili yakılmıştır.
’94, ’95, ’96 1 Mayısları kitlesel gücümüzü gördüğümüz, devrimin hayal olmadığını gösterdiğimiz günlerdi.
Ve o günlerden 2010’lara kadar ‘Taksim’ mücadelesi. 2010, 2011, 2012 faşizmden söke söke Taksim’i aldığımız yıllar oldu. Sonrası yasaklamalar ve mücadele.
Bugün de Taksim 1 Mayıs alanıdır diyoruz, çünkü;
Taksim kanımızın aktığı yer,
Savaşarak kazandığımız alan,
Sınıf düşmanımız burjuvazinin yasakladığı meydan.
Çünkü Bakırköy teslimiyet, Taksim direniş demektir.
Bu yüzden Taksim 1 Mayıs alanıdır, vazgeçilemez!
Bu yıl da sokağa çıkma yasağı, Covid-19, polis saldırısı, gözaltı vs. ne olursa olsun 1 Mayıs’ı 1 Mayıs alanında kutlayacak, zulüm duvarlarını vura vura aşacağız.
Bugün işçi sınıfı, adaletsizlik sarmalında boğulmak istenmektedir. İşten atmalara, Covid-19 bahanesiyle ücretsiz izne çıkarmalara karşı karşıya. Kod-29 saldırısı patronların her türlü ahlaki değeri ayaklar altına aldığı bir saldırıdır. Ve bu dönemde Kod-29’dan 170.000 işçi işten atılmış, güvencesizliğe ve açlığa mahkum edilmiştir. Çözüm İşçi Meclisleridir. Sendika, devlet, patron üçlü çetesinin içinde kaybolan haklarımızı, işmizi, ekmeğimizi ve onurumuzu korumanın tek yolu İşçi Meclislerinde örgütlenmek ve mücadele etmektir.
Tüm halkımıza ve işçilere çağrımızdır: 1 Mayıs’ta Taksim’e girelim ve AKP faşizmine, devrim ve sosyalizm davamızdan asla vazgeçmeyeceğimizi haykıralım!
-İsyan ateşlerimizle sokaklarımızı aydınlatalım
-Marşlarımız 4 bir yanda yankılansın
-Umut fenerlerimizi sömürüsüz, özgür bir dünya için göğe bırakalım!
YAŞASIN 1 MAYIS,
BİJİ YEK GULAN!
FAŞİZMİN YASAL ZORBALIĞINA BOYUN EĞMEYECEK, 1 MAYIS’TA TAKSİM’E GİRECEĞİZ!
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
