21
“Bugün yaşamaya ve anlatmaya değer hikayeler yaratma sırası bizde. Tarih bizi sahnesine davet ediyor. Eğitim ve bilim emekçileri bir kıyımla karşı karşıya. Tarihin sorusu şu: Anadolu halkarının öğretmenleri, akademisyenleri işlerine emeklerine, öğrencilerine emeklerine, sahip çıkacaklar mı?
…
Geleceğin öğretmenleri, akademisyenleri tutunacak yeni hikâyeler, bizim emekle ve cüretle yaratacağımız hikâyeleri bekliyor. Belki zaferin, belki yenilginin hikâyelerini. Ama mutlaka direnenlerin, dövüşenlerin ve teslim olmayanların hikâyelerini bekliyorlar. Tarihin sorusunu cevaplamanın tam zamanı. Direnmenin, bize ait olanları geri almak için mücadele etmenin tam sırası. Her şeye rağmen ve iyi ki.” (N.Gülmen)
Bu bir çağrıydı. Nuriye’nin 9 Kasım tarihinde direnişe başlarken ki emekçilere seslendiği, bir direniş çağrısıydı.
Evet tarih bu sefer onları çağırdı sahnesine. Tıpkı zulme karşı dağa çıkan efelerden, Sierra Maestra’ya çıkan Binbaşı Ernesto Che Guevara’ya bu böyledir. Zalimin zulmü arttıkça direniş her dönem kendi direnişçilerini büyüttü, besledi.
Ülkemiz ve tüm dünya halkları yeni bir direnişe daha şahit oldu. Faşizmin emekçileri kıyımdan geçirdiği bir dönemde tek bir kişiyle başlayan direniş bugün milyonların emek mücadelesidir artık. Nuriye ve Semih eriyen bedenleriyle nasıl hak kazanılacağını göstermiştir tüm dünya halkarına.
Direnişe dair yazı ve çizimlerle, bu mücadeleyi anlatabilmek, direnişimizi geleceğe taşıyabilmek için Kolektif emeğimizin ürünü NuSe Direniş Özel Sayısı sizlerle…
Tavır Dergisi NuSe Özel Sayısını PDF olarak indirmek-okumak için tıklayın:
