Home BlogHalkın Hukuk Bürosu Açıklama No: 429 Tarih: 03.06.2015

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama No: 429 Tarih: 03.06.2015

by halkinkutuphanesi
0 comments
 Halkın Hukuk Bürosu Avukatları; Haklarında Açılan Davalar, İşkence, Tehdit Ve Hakaret Karşısında Yılmayacak Adaletsizliklerinizi Teşhir Etmeye Devam Edecektir.
“ …Zulme susarsa
Ne yaşar bu can
Adalet yoksa
Hayat ne?…”  diye soruyordu bir şarkısında Grup Yorum.
Gerçekten bunca adaletsizlik karşısında bizden beklenen, istenen ne?
Susmamız, sinmemiz, itaat etmemiz mi bekleniyor?  
01.06.2015 günü basına yansıyan ve  ‘Gezi olaylarının yıldönümünde Ankara’da yapılan gösteriye katılan 4’ü avukat toplam 87 kişi hakkında dava açıldı’ başlığıyla verilen haberde hakkında dava açılan üç avukat, büromuz avukatları Engin GÖKOĞLU, Barkın TİMTİK ve  Anıl Arman AKKUŞ’TUR. Avukatlarımız adalet isteyenlerin yanında yer alırken bir başka adaletsizliğin muhatabı olmuşlardır.

Haziran ayaklanmasının birinci yıl dönümünde, 31 Mayıs 2014 tarihinde, halkın şehit edilen evlatlarını anmak ve hesabının sorulmasını istemek için yapmak istediği basın açıklamasına polis pervasız bir terör uyguladı. Binlerce kişiyi işkencelerden geçirdi, kimyasal gaza tazyikli suya boğdu.
Türkiye faşizmi gerçeğini bilen Çağdaş Hukukçular Derneği ve Büromuz, öngördüğü polis terörünü tespit edip gücü oranında işkenceyi engellemek ve olası gözaltıları raporlamak üzere olay yerinde hazır beklemekteydik. Polis gerçek anlamda halka terör uygulamakta idi. Güvenpark çevresinde basın açıklamasına katılmak için gelenler, “bertaraf” edildikten sonra Ethem Sarısülük’ün vurulduğu noktada, yerlere karanfiller, çiçekler sererek, mumlar yakarak sessizce oturmakta olan kırk elli kişilik bir gruba çevik kuvvet polislerinin ellerindeki kalkanları adeta kürek olarak kullanıp yerde oturan insanlara işkence yapmasına müdahale eden Av. Engin GÖKOĞLU, KOLU KIRILIP YERE YATIRILARAK gözaltına alınmıştır. Engin’in gözaltına alınmasına karşı çıktığı için de Av. Barkın TİMTİK ve Anıl Arman AKKUŞ da aynı terörden nasibini almış, yaka paça gözaltına alınmışlardır. 
Olayın hemen akabinde, fotoğraf, video kayıtları, adli tıp raporu gibi delillere dayanarak yaptığımız suç duyurusuna henüz bir dava açılmazken haksız ve hukuksuz olarak göz altına alınan toplam 87 kişi hakkında “Toplantı ve Gösteri Kanununa Muhalefet, Kamu Malına Zarar TIR. Verme, Güvenlik Amirinin Dağılma İsteğini Düzenleme Kurulu Üyelerinin Yerine Getirmemesi, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçlamasıyla dava açıldı. İddianame, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 27 Mayıs tarihinde kabul edildi. BU DAVA ADALETSİZLİĞİN YENİ BİR RESMİDİR!
İddianameyi düzenleyen “hukuk adamı” savcının, polisin uyguladığı dizginsiz terör için “POLİSİN GÖREVİNİN GEREĞİ” demesi, polisin sokakta, meydanda, karakolda yaptığı işkenceyi cesaretlendirenin, teşvik edenin kim/kimler olduğunu bir kez daha gösterdi. İddianame savcısına soruyoruz;
İşkenceyi önlemeye çalışan AVUKATIN KOLUNU KIRMAK da polise verilen görevler arasında mı? 
“…Gezi Parkı olaylarında marjinal grupların katılımıyla meydana gelen üzücü hadiselerle birlikte değerlendirildiğinde, eylemi sabote etmeye çalışanların, olay mahallinden bir an önce alınması ve nerelere varacağı belli olmayan taşkınlığın önlenmesi için kaçınılmazdır..”
Kimdir bu marjinal dediğiniz? Kim kendi çağrıcısı olduğu eylemi sabote eden? Haklarında dava açtığınız 87 kişide nasıl bir sıradışılık, halk olma hali dışında bir özellik gördünüz?  Polisin ortalıkta gözükmediği hiçbir olayda hiçbir “üzücü hadise” yaşanmazken, polisin müdahil olduğu basit bir münakaşada bile kan, gözyaşı, işkence hatta ölüm olmasını neyle açıklıyorsunuz? Gerçekten bu ülkede mi yaşıyorsunuz yoksa bulunduğunuz “koordinat”lardan bizim gördüklerimiz görünmüyor mu?
Gerçekte bu soruları da savcıya sormuyoruz. Kamu adına yani halk adına iddia talep ve mütalaada bulunması gereken savcıların yalnız ve yalnız devletin/AKP’nin ali çıkarları için basit bir çark dişlisi işlevini kendisine yakıştırdığı artık tecrübeyle sabittir. Sadece kamera görüntüleri izlenme zahmetine katlansaydı savcı bey ortada marjinal kalanın sadece polis olduğunu, adeta insan avına çıkmış polisin tek tek farklı mahallerden ‘sende eylemci tipi var’ denilerek gözaltı yaptığını tespit edebilirdi..
Bu vesileyle bir kez daha ilan ediyoruz; hiçbir baskı, tehdit, işkence, dava karşısında susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz. Bizi davalarla susturamazsınız.. Bizi tehdit ederek, komplo kurarak, iftira atarak, işkence ederek susturamazsınız. Biz bir tek durumda susarız ancak adaletli olursanız, halka zulmetmekten vazgeçerseniz, halka yaşattığınız tarihsel acıların hesabına razı gelirseniz…
Ezilen yok sayılan onursuzluk dayatılan halklarımız için ADALET İSTİYORUZ! ALACAĞIZ!
HALK İÇİN ADALET!
HALK ÇOCUKLARI İÇİN ADALET!
HALKIMIZI VE HALKIN KURTULUŞU İÇİN ŞEHİT DÜŞENLERİ SEVİYORUZ!
BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ!
Gürsel Mahallesi Kumlu Sokak No.13/10 Kağıthane/ İSTANBUL
Tel/faks 0 212 296 31 59
e-mail: halkinhukuk@gmail.com                                                                                 HALKIN HUKUK BÜROSU 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode