8
Ankara Halk Cephesi Tutuklamalara Yönelik Açıklama
Faşizme Karşı Demokrasi Keyfi Tutuklamalara Karşı Adalet İstiyoruz!
Halkımız!
Faşist AKP iktidarı yönetememe krizinin bir sonucu olarak devrimcilere saldırmaya devam ediyor. Katiller 12 Eylül’den itibaren de Halk Cephesi’ne karşı açık bir saldırı başlattı.
Faşizm Nuriye ve Semih’in mahkemesine iki gün kala Halkın Avukatlarını gözaltına alarak başladı saldırısına. Katiller, nasıl Nuriye ve Semih’in açlık grevi direnişini kırmak için açlık grevinin 76.gününde kaldıkları evi basarak işkenceyle gözaltına alıp tutukladılarsa 12 Eylül’de de onların avukatlarını gözaltına alıp tutuklayarak onları yalnızlaştırmaya, savunmanın önüne geçmeye, yaptıkları hukuksuzlukları ve adaletsizliklerin üzerini kapatmaya çalıştılar. Başaramadılar, başaramayacaklar!
Hep söyledik, söylüyoruz: bir gider bin geliriz diye. Katiller 14 avukatı gözaltına aldıklarında direnişi bitireceklerini, Nuriye ve Semih’in adalet arayışını durduracaklarını, direncimizi kırabileceklerini düşündüler fakat yanıldılar. 14 avukat değil yüzlercesi savunma yaptı 14 Eylül’de ki mahkemede, Yüksel Direnişi 400’üncü günlerini aştı; bitiremediler direnişimizi, durduramadılar Nuriye ve Semih’in ‘işimizi geri istiyoruz’ demesini, kıramadılar direncimizi.
Faşizm eylül ayından beri sadece avukatlara ya da direnişlere değil halka ve devrime ait olan her şeye saldırıyor. Bunlardan biri de Grup Yorumdu. Kültür bakanlığınca onaylı albümün tanıtımında ‘sakıncalı’ bularak saldırdı Grup Yorum üyelerine. İşkenceyle gözaltına alıp tutuklayarak bitirebileceklerinin düşünüyorlardı halkın sanatını fakat bundan yıllar önce Grup Yorum seslenmişti katillere ‘tanıyor bu sesi insanlık, binlerce yıl öncesinden, Anadolu köylerinden tanıyor. Baba İshak’tan, Demirci Kawa’dan, Köroğlu’nda, Bedrettin’den tanıyor.’ diyerek. Hala tanıyor halkımız bu sesi, tanıyor direnmenin ve umudun sesini bu yüzden bütün üyeleri tutuklansa dahi bitiremediler Grup Yorum ‘un sesini, yıllardır dilden dile dolaştı türküleri; katiller saldırdıkça daha da arttı sesleri, milyonlar oldu alanları doldurdu; bütün dünyayı sardı halkın sesi. Faşizm yeniden susturmaya çalışıyor Grup Yorumu fakat hala dilden dile yayılıyor türküleri, her sokaktan mahalle arasından yükseliyor sesleri. Bizler biliyoruz ki; faşizmin bu çabası boşuna çünkü asla susmayacak halkın sesi!
Adalet Bakanı Süleyman Soylu bir konuşmasında ‘Türkiye’deki terörü bitireceğiz’ diyor ve şimdi katiller, terör adı altında devrimcilere saldırmayı, işkenceyi ve baskıyı meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Asıl terörü her gün kendileri uyguluyorlar; mahallelerde dolaşan zırhlı araçlarıyla katlettikleri 10 yaşındaki çocuklara, dükkanlarını bastıkları esnaflara, an ve an korku salmaya çalıştıkları halka. Bizler bunun karşısında ‘devletin terörünü bitireceğiz’ diyoruz. Çocukların sokaklarda rahatça dolaşabileceği, halkın eşit ve özgürce yaşayabileceği bir Türkiye kuracağız. Bizler ne onların adalet sistemine ne de ‘soysuz’ bakanlarının sözlerine inanıyoruz, bizler yalnızca halkın adaletine ve bu adaletin er ya da geç yerini bulacağını biliyoruz! Katillerde bunun farkındalar, bu yüzdendir ‘kondulardan gelip gırtlaklarımıza yapışacaklar’ demeleri; onlar da farkında halkın adaletinin bir gün onları da yargılayacağının, bu yüzdendir halka korku salmaya çalışmaları ve halkı terörize edip devrimden ve devrimcilerden uzaklaştırma çabaları. Fakat bu çabalar boşuna çünkü halk unutmuyor hiçbir zaman yapılan en ufak haksızlığı; sokak ortasında katledilen çocuklarını, evlerinde katledilen gençlerini, madenlerde katledilen yüzlerce emekçiyi, yıkmaya çalıştıkları evlerini, açlığı, yoksulluğu ve hukuksuzca tutukladıkları halk çocuklarını unutmuyor. Bu yüzden biliyoruz ki adaletsizce tutukladıkları her devrimci için hesap verecek katiller halka ve elbet bulacak onları da halkın adaleti.
AKP faşizmi 5 ayda 130’a yakın devrimciyi gözaltına alıp tutuklayarak, bitirebileceğini sanıyordu bizleri. Faşizm, bir ‘soysuz ‘un lafı ve bir polis işbirlikçisini bahane ederek saldırmaya devam ediyor devrimcilere. Gözaltı ve tutuklamalarla korku yaratmaya çalışıyor ve ‘ses çıkaranı yok ederim, susun’ diyor halka. Aslında kendi korkusundan saldırıyor her gün devrimcilere, kendi korkusundan basıyor kurumlarımızı, yıkıyor binalarımız. Yok olacağını bildiği için azgınca saldırıyor faşizm; bastıkları kurumlarla, mahallelerdeki terör ortamıyla, yıktıkları binalarla bizi bitireceğini sanıyor; bitmeyeceğini bildiği için de korkuyor bu kadar ve bu yüzden daha da azgınca saldırıyor halka. Faşizm için devrimcileri tutuklamak da yetmiyor artık; devrimci tutsaklara Tek Tip Elbise
Işkencesini öne koşuyor. Tek Tip Elbise ile devrimcileri ‘ıslah’ edebileceğini düşünüyor fakat bizler TTE işkencesini faşist 80 cuntasından yani onların ağababalarından tanıyoruz. Cuntanın kanlı ellerini nasıl üzerimizden attıysak 84’te şimdi de aynı netlikle haykırıyoruz alanlarda ‘Tte Giymedik Giymeyeceğiz!’ diyerek.
Faşizm, hapishanelerde ve dışarıda sürdürdüğü baskıyla bizleri bitirebileceğini düşünüyor. Bizler 48 yıllık bir geleneğin çocuklarıyız, bizler bu tarihin çocuklarıyız; tarihimiz Türkiye halkalarının tarihidir, tarihimiz dünya üzerindeki bütün ezilen halkların tarihidir. Bizler Demirci Kawa’dan, Bedrettin’den, Pir Sultan’dan öğrendik direnmeyi ve zaferi; bizler halkımızdan öğrendik umudu ve adaleti. Çünkü Biz Bu Toprakların İnsanıyız. Halkız, Halktan Biriyiz Ve Halkın Öncüsüyüz. Faşizm onlarcamızı, yüzlercemizi tutuklasa dahi 80 milyon halkı teslim alamayacak. Bu yüzden faşizm Cephe’yi teslim alamayacak. Çünkü biz bir halk örgütüyüz ve gücümüzü halktan alıyoruz.
Çünkü Biz Halkız, Haklıyız Ve Kazanacağız!
Ankara Halk Cephesi
